Eskimeyen tuzaklar yine sahnede.. Birliğimize, dirliğimize ve varlığımıza darbe vurmak için bazı odaklar yine sahne almış vaziyette.. Bıkmadan, usanmadan saldırıyorlar.. Saldıracaklar da… Ülkemiz insanlarının inanç, mezhep, etnik ve kültürel olarak hassas olduğu konular kaşınıyor.. Çatışma ve kaos isteniyor… Tarih boyu bu hep böyle olmuş. Aynı oyunları bıkmadan usanmadan oynamışlar, devletimize ve milletimize aynı tuzakları kurmuşlar. Maalesef çoğu zaman da hedeflerine ulaşmayı başarmışlar… Bu tuzaklar ; nice canlara ve devletlerimizin yıkılmasına, devletsiz ve yurtsuz kalmamıza sebebiyet vermiş, kitleler halinde göçleri bile yaşamamıza neden olmuştur.. Acılar , ağıtlar, hasretler kaderimiz olmasın. Kalemizin surları hep aynı noktadan gedik vermesin.. Aynı oyunların bizi mağlup etmesine izin vermeyelim.. Hep kötüler kazanmasın.. Bu sefer BİZ KAZANALIM… HESAPLAŞALIM. BEDEL ÖDETELİM… Tarih kitaplarına göz atarsanız eğer kaç devletimizi yıktıklarını, kaç padişahı tahttan indirdiklerini, hatta öldürdüklerini, kaç Cumhurbaşkanımızı ve başbakanımızı, bakanlarımızı  şehit ettiklerini görürsünüz. Vatansever evlatlarımızı nasıl katlettiklerini, milletin ve devletin yararına iş yapmaya çalışanları nasıl engellediklerinin izlerini bulursunuz.. DÜNYA GENELİNDE İKİ KÜRESEL GÜÇ HAKİMİYET ve YENİ DÜNYA DÜZENİ İÇİN ÇEKİŞİYOR. Bu mücadelenin izlerini dünyada tüm devletlerin içinde gözlemleyebiliyoruz… Ya  ÜÇÜNCÜ GÜÇ olarak ortaya çıkıp, mücadele edeceğiz, ya da bu iki güçten birine mi tabi olacağız..? TÜM MESELE BU SORUNUN CEVABINI BULMAYA BAĞLI.. Gölgede duranların gölgesi olmaz..  Başkalarının ayak izine basarak yürüyenler, kendi ayak izlerini bırakamaz. Kendimize ve değerlerimize ait bir miras bırakmak istiyorsak eğer kendi yolumuzda ve kendi yönümüzü, kendimiz belirleyerek hedefe yürümek zorundayız.. KENDİ DEĞERLERİMİZ İÇİN BÜYÜK İDDİA ORTAYA KOYMAK ZORUNDAYIZ.. Devlet adamlarımız, siyaset adamlarımız, bilim adamlarımız kısacası Aydınlarımız böyle bir iddiayı ortaya koyuyorlar mı..?  Ülkemize ve milletimize büyük rotalar belirlemişler mi..? Toplumu bu hedeflere hazırlamışlar mı..? MİLLİ ÜLKÜLER OLMADAN BÜYÜK HEDEFLERE ULAŞILMAZ. Sağcısı ve solcusu ile aynı hedeflere , aynı heyecanla yürümeliyiz. Farklı reçeteler uygulasak da bu konuda sağcı ve solcuların kalbi bir atmalıdır. ADALET, ÖZGÜRLÜK, EŞİTLİK ve İNSANİYETLİK konularından işe başlamalı, gönlümüze SEVGİ tohumlarını ekmeli, toplumun her kesimini KUCAKLAMALI ve BİZ OLMAYI BAŞARMALIYIZ.. İşimiz zor, kolay değil ama BAŞARMALIYIZ. Sadece milletimizin değil tüm insanlığın umudu olmalıyız… Siyasi düşüncesi, mezhebi, etnik kökeni ne olursa olsun, bu uğurda mücadele edenlere ve edecek olanlara, milli birlik ve beraberliğin hakim olması, kardeşliğin tesisi için uğraşanlara selam olsun…