<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Güneyege Haber</title>
    <link>https://www.guneyege.net</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.guneyege.net/rss/genel" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 24 Aug 2026 21:44:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.guneyege.net/rss/genel"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Savcı Sayan’dan siyasi kulisleri hareketlendiren iki iddia]]></title>
      <link>https://www.guneyege.net/savci-sayandan-siyasi-kulisleri-hareketlendiren-iki-iddia</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyege.net/savci-sayandan-siyasi-kulisleri-hareketlendiren-iki-iddia" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Savcı Sayan’dan siyasi kulisleri hareketlendiren iki iddia</strong></h1>

<p><i>Ağrı eski Belediye Başkanı Savcı Sayan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada CHP’den istifa eden Nazilli Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik’in AK Parti’ye katılabileceğini öne sürdü. Sayan ayrıca Yeni Parti’den bazı milletvekillerinin istifaya hazırlandığını ve bunlardan bir bölümünün CHP’ye geçeceğini iddia etti.</i></p>

<p>Ağrı eski Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın sosyal medya hesabından paylaştığı siyasi kulis bilgileri gündem yarattı. Kaynağının güvenilir olduğunu savunan Sayan, Aydın’ın Nazilli ilçesinde yaşanabilecek olası bir parti değişikliğine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>“Tetik’in dosyası Cumhurbaşkanı’nın onayında”</strong></p>

<p>Sayan, CHP’den istifa eden Nazilli Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik’in AK Parti’ye katılım sürecinin değerlendirildiğini ileri sürdü. Tetik’in dosyasının Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayında olduğunu belirten Sayan, Erdoğan’ın uygun görmesi hâlinde katılımın önümüzdeki günlerde gerçekleşebileceğini iddia etti.</p>

<p><strong>Sayan paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“CHP’den istifa eden Aydın Nazilli Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik’in dosyası Sayın Cumhurbaşkanımızın onayında. Sayın Cumhurbaşkanımız uygun görür ve onay verirse, Ertuğrul Tetik’in önümüzdeki günlerde AK Parti’mize katılması bekleniyor. Kaynağım sağlam.” Söz konusu iddiaya ilişkin Ertuğrul Tetik veya AK Parti yönetimi tarafından yapılmış resmî bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p><strong>Eleştirilere peşinen yanıt verdi</strong></p>

<p>Paylaşımının ardından sosyal medyada eleştirilerin başlayacağını savunan Sayan, daha önce açıkladığı bazı kulis bilgilerinin de zaman içinde doğrulandığını ifade etti. Kendisine yönelik tepki ve hakaretlerin geleceğini öne süren Sayan, gelişmelerin yaşanmasının ardından eleştirenlerin “Savcı Sayan yine doğru söylemiş” diyeceğini savundu.</p>

<p><strong>Milletvekili transferleri de gündeme gelebilir</strong></p>

<p>Sayan’ın açıklaması yalnızca Nazilli Belediyesiyle sınırlı kalmadı. Siyasi partiler arasında yeni milletvekili geçişleri yaşanacağı iddiasında da bulunan Sayan, Yeni Parti’den bazı milletvekillerinin istifa etmeye hazırlandığını ileri sürdü. İstifa edeceğini öne sürdüğü milletvekillerinden bazılarının CHP’ye katılacağını belirten Sayan, bu iddiasını “Bugün yazıyorum, yarın ‘Nereden biliyordun?’ demeyin. Bekleyin ve görün” sözleriyle duyurdu. Sayan, kaç milletvekilinin istifa edeceği ve söz konusu isimlerin kimler olduğu konusunda ise ayrıntı paylaşmadı.</p>

<p><strong>Gözler yapılacak açıklamalara çevrildi</strong></p>

<p>Siyasi kulisleri hareketlendiren iddiaların ardından gözler Ertuğrul Tetik’e, AK Parti yönetimine ve adı açıklanmayan milletvekillerine çevrildi. Sayan’ın dile getirdiği parti değişikliklerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. İddialar, ilgili kişi ve siyasi partiler tarafından doğrulanıncaya kadar kulis bilgisi niteliği taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Gündem, Haber, Siyaset</category>
      <guid>https://www.guneyege.net/savci-sayandan-siyasi-kulisleri-hareketlendiren-iki-iddia</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyegenet.teimg.com/crop/1280x720/guneyege-net/uploads/2026/08/sayfa.JPG" type="image/jpeg" length="59272"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitimciler 44 yıllık yönetmeliğin değişmesini istiyor]]></title>
      <link>https://www.guneyege.net/egitimciler-44-yillik-yonetmeligin-degismesini-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyege.net/egitimciler-44-yillik-yonetmeligin-degismesini-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Eğitimciler 44 yıllık yönetmeliğin değişmesini istiyor</h1>

<p><strong>Öğretmenlerin önlük giymesi üzerinden başlayan tartışma, kamu çalışanlarının kılık ve kıyafetini düzenleyen 1982 tarihli yönetmeliği yeniden gündeme taşıdı. Eğitim çevreleri, mesleki saygınlığın yalnızca kıyafetle sağlanamayacağını belirterek kişisel özgürlük ile kamu hizmetinin ciddiyeti arasında denge kuracak yeni bir düzenleme çağrısında bulunuyor.</strong></p>

<p>Yeni eğitim öğretim dönemi öncesinde öğretmenlerin nasıl giyinmesi gerektiğine ilişkin tartışmalar eğitim camiasının gündemindeki yerini koruyor. Bazı eğitimciler önlüğü mesleki kimliğin ve saygınlığın bir parçası olarak değerlendirirken bazıları ise öğretmenlerin kıyafet tercihine müdahale edilmesini doğru bulmuyor.</p>

<p>Ancak tartışmanın yalnızca “Önlük giyilsin mi, giyilmesin mi?” sorusuna indirgenmesi, kamu personelinin kılık ve kıyafetine ilişkin daha kapsamlı sorunun gözden kaçırıldığı eleştirilerine neden oluyor.</p>

<h2>Gündemde 1982 tarihli yönetmelik var</h2>

<p>Tartışmaların merkezinde, 16 Temmuz 1982 tarihli Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik bulunuyor.</p>

<p>Yönetmelik, kamu çalışanlarının sade, temiz ve mesleğin vakarına uygun biçimde giyinmesini öngörüyor. Bununla birlikte kadın ve erkek personelin kıyafetinin yanı sıra saç, sakal ve bıyık biçimine kadar uzanan ayrıntılı sınırlamalar içeriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aradan geçen 44 yılda eğitimden çalışma hayatına, teknolojiden toplumsal ilişkilere kadar pek çok alanın değiştiğine dikkat çeken eğitimciler, mevcut düzenlemenin günümüzün ihtiyaçlarına cevap vermekte yetersiz kaldığını savunuyor.</p>

<p>Yapay zekânın, dijital dönüşümün, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ve okulun değişen işlevinin konuşulduğu bir dönemde kamu çalışanlarının saçının, sakalının veya pantolonunun nasıl olması gerektiğinin hâlâ eski hükümler üzerinden tartışılması eleştiriliyor.</p>

<h2>Bazı sınırlamalar yargıdan döndü</h2>

<p>Yönetmeliğin bazı hükümleri geçmiş yıllarda yargı kararlarına da konu oldu. Danıştay İkinci Dairesinin 18 Kasım 2020, Danıştay Onikinci Dairesinin ise 20 Nisan 2022 tarihli kararlarıyla saç, sakal ve bıyığa ilişkin kimi sınırlamalar hukuken geçersiz hâle geldi.</p>

<p>Söz konusu kararlar, yönetmeliğin yalnızca toplumsal değişim bakımından değil, hukuki açıdan da yeniden ele alınması gerektiği yönündeki görüşleri güçlendirdi.</p>

<p>Eğitim çevrelerinde, “Zamanın ruhuna uygunluğunu kaybeden düzenlemeler neden idare tarafından güncellenmiyor ve değişiklik yapılması için mahkeme kararları bekleniyor?” sorusu yöneltiliyor.</p>

<h2>Eğitim-Bir-Sen tartışmayı 2013’te gündeme taşımıştı</h2>

<p>Kamuda kılık kıyafet serbestliği konusu yeni bir tartışma değil. Eğitim-Bir-Sen, 2 Ocak 2013 tarihinde mevcut yönetmeliğe karşı sivil itaatsizlik eylemi başlatmış; öğretmenler ve eğitim çalışanları iş yerlerine serbest kıyafetle gitmişti.</p>

<p>Eylemin temel talebi yalnızca belirli bir kıyafetin serbest bırakılması değildi. Kamu çalışanlarının dış görünüşünü ayrıntılı biçimde tarif eden anlayışın terk edilmesi; insan onuruna, çağın koşullarına ve kamu hizmetinin gereklerine uygun yeni bir düzenleme hazırlanması istenmişti.</p>

<p>O dönemde bazı eğitim sendikaları eyleme karşı çıkmış, konu laiklik, kamusal alan ve çalışma düzeni üzerinden farklı yönleriyle tartışılmıştı. Bugün gelinen noktada ise geçmişte serbest kıyafet talebine mesafeli yaklaşan bazı çevrelerin benzer değişiklikleri savunması, sendikal hafıza tartışmasını da beraberinde getiriyor.</p>

<h2>Mesleki saygınlık yalnızca kıyafetle sağlanamaz</h2>

<p>Öğretmenlerin mesleki saygınlığa, temsil sorumluluğuna ve kamu hizmetinin ciddiyetine uygun giyinmesi gerektiği konusunda eğitim camiasında geniş bir görüş birliği bulunuyor. Ancak bunun tek tip kıyafet veya önlük zorunluluğuyla sağlanamayacağı belirtiliyor.</p>

<p>Önlük giyen bir öğretmenin mesleki saygınlığının kendiliğinden artmayacağına dikkat çekilirken önlük giymeyen bir eğitimcinin de mesleki vakarını kaybetmiş sayılamayacağı vurgulanıyor.</p>

<p>Öğretmenin toplumdaki saygınlığının; bilgi birikimi, öğrencileriyle kurduğu ilişki, mesleğine gösterdiği özen, çalışma koşulları ve eğitim sisteminde kendisine verilen değerle doğrudan bağlantılı olduğu ifade ediliyor.</p>

<h2>Yeni ve uygulanabilir bir düzenleme çağrısı</h2>

<p>Eğitimciler, Millî Eğitim Bakanlığının eğitim sendikaları ve kamu çalışanlarının katılımıyla yeni bir kılık kıyafet düzenlemesi hazırlaması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Hazırlanacak yönetmeliğin açık, makul, ölçülü ve herkes için uygulanabilir olması; mesleki vakar ile kişisel özgürlük arasında sağlıklı bir denge kurması isteniyor. Kamu hizmetinin ciddiyetini koruyan ancak çalışanların yaşam tarzına ve kişisel tercihlerine gereksiz müdahalelerde bulunmayan bir çerçeve talep ediliyor.</p>

<p>Tartışmanın tarafları, özgürlüğün sorumsuzluk anlamına gelmediği gibi mesleki vakar kavramının da çalışanlar üzerinde bir vesayet aracına dönüştürülmemesi gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Genel, Gündem, Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.guneyege.net/egitimciler-44-yillik-yonetmeligin-degismesini-istiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyegenet.teimg.com/crop/1280x720/guneyege-net/uploads/2026/08/mesele-onluk-degil-1280x720.jpg" type="image/jpeg" length="23543"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mezunlar Köyceğiz’de aynı sofrada buluştu]]></title>
      <link>https://www.guneyege.net/mezunlar-koycegizde-ayni-sofrada-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyege.net/mezunlar-koycegizde-ayni-sofrada-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Mezunlar Köyceğiz’de aynı sofrada buluştu</strong></h1>

<p>Geleneksel Piknik ve Mezun Buluşması, Köyceğiz Kazancı Orman Parkı’nda gerçekleştirildi. Mezunları ve gönüldaşları bir araya getiren etkinlikte yıllar öncesine uzanan hatıralar canlandırılırken birlik ve kardeşlik mesajları verildi.</p>

<p>Köyceğiz Kazancı Orman Parkı, anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Geleneksel Piknik ve Mezun Buluşması kapsamında farklı dönemlerden mezunlar, gönüldaşlar ve aileleri doğayla iç içe bir ortamda bir araya geldi. Uzun süredir görüşme fırsatı bulamayan katılımcılar, program boyunca geçmiş günleri yâd ederek ortak hatıralarını tazeledi. Samimi sohbetlerin öne çıktığı etkinlik, farklı kuşaklar arasındaki gönül bağlarını da güçlendirdi.</p>

<p><strong>Halil Adıgüzel’den birlik mesajı</strong></p>

<p>Programa MGV Genel Başkan Yardımcısı Halil Adıgüzel de katıldı. Katılımcılara hitap eden Adıgüzel, gönüllülük temelinde kurulan dostlukların ve yıllar geçse de devam eden kardeşlik hukukunun önemine değindi. Adıgüzel’in konuşması ilgiyle takip edilirken program, mezunların ve gönüldaşların karşılıklı görüş alışverişinde bulunduğu sohbetlerle sürdü.</p>

<p><strong>Etkinlik renkli görüntülere sahne oldu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Piknik programında çeşitli oyunlar ve sosyal etkinlikler de düzenlendi. Katılımcılar aileleriyle birlikte keyifli vakit geçirirken çocuklar için de eğlenceli anlar yaşandı. Geçmişte aynı idealler etrafında bir araya gelen mezunlar, buluşma sayesinde dostluklarını yeniden pekiştirme imkânı buldu. Etkinlikte geçmişten geleceğe uzanan birlikteliğin korunması ve bu tür organizasyonların daha geniş katılımla sürdürülmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong>Bir sonraki buluşma için sözleştiler</strong></p>

<p>Organizasyonun sonunda programa katılan mezunlara, gönüldaşlara ve etkinliğin hazırlanmasında görev alanlara teşekkür edildi. Köyceğiz’in doğal güzellikleri arasında güzel bir gün geçiren katılımcılar, bir sonraki etkinlikte yeniden buluşma temennisiyle Kazancı Orman Parkı’ndan ayrıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Genel, Haber, Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.guneyege.net/mezunlar-koycegizde-ayni-sofrada-bulustu</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyegenet.teimg.com/crop/1280x720/guneyege-net/uploads/2026/08/koycegiz-bulusma.png" type="image/jpeg" length="93028"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rize’ye var da Muğla’ya yok mu?]]></title>
      <link>https://www.guneyege.net/rizeye-var-da-muglaya-yok-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyege.net/rizeye-var-da-muglaya-yok-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Rize’ye var da Muğla’ya yok mu?</h1>

<p><strong>Rize’de daha önce imara aykırılık gerekçesiyle mühürlenen ve haklarında yıkım kararı verilen turizm yapılarından yaklaşık 200’ü, gerekli düzenlemelerin tamamlanmasının ardından ruhsata kavuştu. Yıkım yerine düzenleme, denetim ve ruhsatlandırma yolunun tercih edilmesi, benzer sorunların yaşandığı Muğla için de “Aynı çözüm burada neden uygulanmıyor?” sorusunu gündeme taşıdı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Rize’de, ruhsatsız veya imara aykırı olduğu gerekçesiyle yıkım tehdidi altında bulunan turizm tesisleri için yeni bir süreç başlatıldı. İmar planlarının yürürlüğe girmesi ve gerekli revizyonların tamamlanmasıyla birlikte şartları karşılayan yapılar yasal statüye kavuşturuldu.</p>

<p>Özellikle bungalovlar, konaklama tesisleri ve kırsal turizm işletmelerini kapsayan düzenleme kapsamında yaklaşık 200 işletmeye ruhsat verildi. Böylece geçmiş yıllarda mühürleme ve yıkım kararlarıyla gündeme gelen çok sayıda yatırımın, belirlenen koşulları yerine getirmesi hâlinde faaliyetini sürdürmesinin önü açıldı.</p>

<p>Rize’de hayata geçirilen model, turizm yatırımlarının yoğun olduğu Muğla’da benzer durumdaki yapılar için de emsal niteliğinde bir tartışma başlattı. Vatandaşlar ve turizm yatırımcıları, kamu yararı ile çevre ve imar mevzuatının birlikte gözetileceği bir düzenlemenin Muğla’da da uygulanıp uygulanamayacağını sorguluyor.</p>

<h2>Yıkım yerine ruhsatlandırma yolu açıldı</h2>

<p>Rize’de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından daha önce mühürlenen ve haklarında yıkım kararı verilen turizm amaçlı yapılara belirli şartlarla yasal statü kazanma imkânı tanındı.</p>

<p>İmar planlarının tamamlanmasının ardından yapı sahipleri; imar revizyonu, yola terk, ifraz, proje düzenlemesi ve diğer teknik işlemleri yerine getirerek ruhsat başvurusunda bulundu. İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilen kontrol ve denetimlerde gerekli koşulları sağlayan tesislere ruhsat verildi.</p>

<p>Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun hibelerinden yararlanan bungalovlar ile kırsal turizm işletmeleri de düzenlemenin kapsamına alındı. Böylece kamu kaynaklarıyla desteklenen yatırımların yıkılması yerine, mevzuata uygun hâle getirilerek ekonomiye kazandırılması amaçlandı.</p>

<h2>Yaklaşık 200 tesis yasal statüye kavuştu</h2>

<p>Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, kent genelinde verilen hibelerin toplam tutarının 200 milyon lirayı geçtiğini, bu desteğin yarısından fazlasının turizm yatırımlarına ayrıldığını açıkladı.</p>

<p>Yıl içerisinde yaklaşık 200 yapıya ruhsat verdiklerini belirten Baydaş, başvuru ve düzenleme işlemleri devam eden yüzlerce vatandaşın bulunduğunu söyledi. Ruhsat sayısının yıl sonuna kadar daha da artmasının beklendiğini ifade eden Baydaş, Rize’de artık ruhsatlı ve sürdürülebilir turizm dönemine geçildiğini vurguladı.</p>

<p>İmar planının onaylandığını ve gerekli revizyonların hazırlandığını kaydeden Baydaş, daha önce ruhsatsız olan yapıların teknik ve hukuki yükümlülüklerini yerine getirerek ruhsat alabildiğini dile getirdi.</p>

<h2>“Ruhsat olmasaydı tesis yıkılacaktı”</h2>

<p>Gerekli izinleri tamamlayarak 60 kişilik oteline ruhsat alan turizm işletmecisi Ercan Başokur da düzenlemenin yatırımları koruduğuna dikkat çekti. Başokur, ruhsat alamamaları hâlinde tesisi faaliyete açamayacaklarını ve yapının yıkılacağını söyledi.</p>

<p>Yeni uygulama sayesinde yatırımını yasal zemine taşıyan Başokur, turizm tesislerinin mevzuata uygun hâle getirilmesinin hem işletmeciler hem de bölge ekonomisi açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<h2>Muğla için de benzer bir model mümkün mü?</h2>

<p>Rize’de yıkım kararlarıyla karşı karşıya kalan turizm yapılarının gerekli koşulları yerine getirmelerinin ardından ruhsatlandırılması, gözleri Türkiye’nin en önemli turizm kentlerinden Muğla’ya çevirdi.</p>

<p>Muğla’nın kırsal mahallelerinde ve turizm bölgelerinde bulunan çok sayıda yapı da imar, ruhsat ve kullanım izinleriyle ilgili sorunlarla gündeme geliyor. Özellikle küçük aile işletmeleri, kırsal turizm tesisleri ve vatandaşların yıllar içinde inşa ettiği yapılar için cezalandırma ve yıkım dışında bir çözüm geliştirilmesi talep ediliyor.</p>

<p>Rize’de imar planları yenilenerek, teknik eksiklikler tamamlatılarak ve yapılar denetim altına alınarak ruhsatlandırma yolu açılırken, Muğla’da da çevreyi ve kıyıları koruyan, kaçak yapılaşmayı teşvik etmeyen ancak mevcut sorunlara gerçekçi çözümler üreten kapsamlı bir düzenleme beklentisi bulunuyor.</p>

<p>Şimdi kamuoyunun cevabını aradığı soru açık: Yasal şartları yerine getiren turizm yatırımlarına Rize’de ruhsatlandırma imkânı tanınabiliyorsa, benzer bir model Muğla’da neden hayata geçirilmesin?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Rize’ye var da Muğla’ya yok mu?</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Genel, Gündem, Haber</category>
      <guid>https://www.guneyege.net/rizeye-var-da-muglaya-yok-mu</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyegenet.teimg.com/crop/1280x720/guneyege-net/uploads/2026/08/rizeye-var.png" type="image/jpeg" length="49002"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AZ DURUN GAZİLER!]]></title>
      <link>https://www.guneyege.net/az-durun-gaziler-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyege.net/az-durun-gaziler-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>AZ DURUN GAZİLER!</strong></h1>

<p>"UMUT HAKKI VAR ŞİMDİ, GAZİ HAKKI SONRA, AZ BEKLEYİN!"</p>

<p>Olabilir gazi, bu memleket için cepheye gitmişsindir...</p>

<p>Bu memleket için bu memleketin dağlarında gecen gündüze, gündüzün geceye dönmüştür...</p>

<p>Olabilir, aç susuz vatan millet için günlerce dağlarda kalmışsındır...</p>

<p>Olabilir gazi, olabilir...</p>

<p>Bu millet gece rahat uyuyabilsin diye dağlarda uykusuz geceler geçirmişsindir...</p>

<p>Olabilir, bu milletin çocukları rahat okullarına gidip gelebilsinler diye kendi çocuklarına hasret kalmışsındır...</p>

<p>Olabilir gazi, herkes şehrinde, sokağında, evinde güvende yaşayabilsin diye kendini tehlikeden tehlikeye atmışsındır...</p>

<p>Olabilir gazi, olabilir...</p>

<p>Ömrünün baharında kınalı kuzular gibi allayıp pullamıştır eşin dostun seni, sonra dualarla yıkık dökük baba ocağından cepheye gitmişsindir.</p>

<p>Peygamber ocağı bildiğin yerde vatan-millet diyerek ömrünün en güzel yıllarını harcamışsındır gazi, buna da sözümüz yok...</p>

<p>Şehit olan arkadaşlarının parçalanmış bedenlerine yaslayıp yüreğini intikam duygularıyla taşa toprağa, vatana bayrağa yeminler etmişsindir...</p>

<p>Olabilir gazi, olabilir...</p>

<p>Sen cephede canın Allah'a emanet namlunun başında beklerken arada bir sırtını sıvazlayan büyüklerinden cesaret alıp kurşunlara siper etmişsindir kendini...</p>

<p>Bu memlekette çocuklar okul zilleriyle babalarının kollarına koşabilsinler diye sen siperde çocuklarının yıpranmış fotoğraflarına sarılıp vaktin kurşuni ufuklarında hüznün bin türlüsüyle göz yaşları dökmüşsündür...</p>

<p>Olabilir gazi, tek bir gün bir cepheden bir villaya, bir malikaneye, bir politikacının evine şehit ateşi düşmezken neden hep virane evlerde acılar pazarlanır vicdanlara diye düşünmeden vatan aşkıyla ömrünü cephede geçirmiş de olabilirsin...</p>

<p>Olabilir gazi, olabilir...</p>

<p>Seçim zamanlarında Vatan, Millet, Sakarya söylemleriyle meydanlar inlerken bir gün parklarda protez bacaklarının çöp torbalarına konarak taşınıp yaka paça oradan oraya sürükleneceğini hiç aklına getirmemiş olabilirsin...</p>

<p>Herkes hakkını hak ettiği şekilde yaşayabilsin diye sen cephede kolunu bacağını bırakırken bir gün bir hak arayışına girdiğinde etrafında kimseyi bulamayabileceğini belki hiç düşünmemiş olabilirsin...</p>

<p>Olabilir gazi, sana bunlar terörist diye hedef gösterenlerin bir gün onlara sayın diye hitap ederek seni karga tulumba parklardan parklara sürebileceğini düşünmemiş olabilirsin...</p>

<p>Olabilir gazi, olabilir...</p>

<p>Yüreğin ağzında, hayal kırıklıklarından bastonlar yaparak kendine yaslana yaslana uyum evlerine yürüyeceğini düşünmemiş olabilirsin.</p>

<p>"Teröristin hakkı mı olur?" diyerek sana istikamet gösterenlerin bir gün senin hak arayışına sessiz kalacaklarını hesap edememiş olabilirsin...</p>

<p>Olabilir gazi, bir gün şehidin de gazinin de zihinlerde politik sınıflamalara tabi tutulabileceğini hesap etmemiş olabilirsin...</p>

<p>Olabilir gazi, olabilir...</p>

<p>Ben de bir gün bir teröriste haklarını vermek için yarışanların seni hak arama mecburiyetinde bırakacaklarını hiç düşünmezdim...</p>

<p>Yani hayal kırıklarımız arasında görünmez köprüler kurdu zaman...</p>

<p>Lakin gazi, kızılcık şerbetinin tadına bağışıklık kazandık bir kere...</p>

<p>Şimdi akıl ve ruh sağlığımızı tehdit eden politik reflekslerin farklı bir versiyonuyla karşı karşıya olduğumuzun bilincindeyiz...</p>

<p>ŞİMDİ UMUT HAKKI VAR GÜNDEMDE, BİR GÜN SIRA SENİN HAKLARINI TESLİM ETMEYE DE GELİR ELBET...</p>

<p>ŞİMDİ BÜTÜN ACELEMİZ KATİLE SAYIN DEMENİN GEREKLERİNİ YERİNE GETİRMEK İÇİN...</p>

<p>Neyse gazi, benim içim acır fazlasını yazmakta...</p>

<p><strong>Ömer Hayyam'ın sözleriyle seslenmek isterim sana gazi...</strong></p>

<p><strong>"Gün gelir... Söz biter sükut olur.</strong></p>

<p><strong>Çivisi çıkar dünyanın...</strong></p>

<p><strong>Konuşmayanlar hatip...</strong></p>

<p><strong>Şifa veremeyenler tabip...</strong></p>

<p><strong>Yazamayanlar kâtip olur...</strong></p>

<p><strong>Ama yine öyle bir gün gelir ki...</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İşler ters döner...</strong></p>

<p><strong>Aldatan, bir gün sadakat için...</strong></p>

<p><strong>Çalan, birgün adalet için...</strong></p>

<p><strong>Döven, birgün şefkat için yalvarır...</strong></p>

<p><strong>"Piyon" deyip geçme, gün gelir şâh olur...</strong></p>

<p><strong>Şâha da fazla güvenme...</strong></p>

<p><strong>Gün gelir mat olur...</strong></p>

<p><strong>İnsan yaratıcısına bile nankör iken sana vefalı mı olur?"</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Gündem</category>
      <guid>https://www.guneyege.net/az-durun-gaziler-1</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyegenet.teimg.com/crop/1280x720/guneyege-net/uploads/2026/08/az-durun.png" type="image/jpeg" length="39182"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CTech’in NATO’ya geliştirdiği SecureARX’e üstün başarı ödülü]]></title>
      <link>https://www.guneyege.net/ctechin-natoya-gelistirdigi-securearxe-ustun-basari-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyege.net/ctechin-natoya-gelistirdigi-securearxe-ustun-basari-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CTech’in NATO’ya geliştirdiği SecureARX’e üstün başarı ödülü</strong></p>

<p><strong><i>Türk savunma sanayisinin uydu haberleşme alanındaki önemli şirketlerinden CTech, NATO’ya ihraç ettiği SecureARX Karıştırmaya Dayanıklı Uydu Haberleşme Modemi ile Vecihi Hürkuş Teknoloji Ödülleri’nde “Üstün Başarı Özel Ödülü”nün sahibi oldu.</i></strong></p>

<p>Savunma ve havacılık sektörlerine yönelik uydu ve görüş hattı haberleşme çözümleri geliştiren CTech, uluslararası alanda kullanılan yerli teknolojisiyle önemli bir başarıya imza attı. Şirketin NATO için geliştirdiği SecureARX Karıştırmaya Dayanıklı Uydu Haberleşme Modemi, Teknopark İstanbul tarafından düzenlenen Vecihi Hürkuş Teknoloji Ödülleri kapsamında Üstün Başarı Özel Ödülü’ne layık görüldü.</p>

<p>Savunma Sanayii Başkanı ve Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün katılımıyla gerçekleştirilen törende ödülü, CTech Genel Müdürü Dr. Cüneyd Fırat teslim aldı. Ödül, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şekib Avdagiç tarafından takdim edildi.</p>

<p><strong>Yerli mühendislik NATO’nun haberleşme altyapısında</strong></p>

<p>CTech mühendisleri tarafından geliştirilen SecureARX, elektronik karıştırma tehdidinin yoğun olduğu görev sahalarında uydu bağlantısının güvenli ve kesintisiz biçimde sürdürülebilmesi amacıyla tasarlandı. Modem, özellikle görev kritik operasyonlarda haberleşme kanallarına yönelik karıştırma girişimlerinin etkisini azaltarak güvenilir veri iletişiminin devam etmesini sağlıyor. Sistem böylece savunma, güvenlik ve stratejik saha operasyonlarında iletişim sürekliliğine katkıda bulunuyor. SecureARX’ın NATO’ya tedarik edilmesi, Türkiye’de geliştirilen ileri uydu haberleşme teknolojilerinin uluslararası savunma ve güvenlik altyapılarında kullanılmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>“Mühendislik gücümüzü uluslararası alana taşıyoruz”</strong></p>

<p>CTech Genel Müdürü Dr. Cüneyd Fırat, kazanılan ödülün şirketin uzun yıllara dayanan araştırma, geliştirme ve mühendislik birikiminin sonucu olduğunu söyledi. SecureARX ile NATO’nun güvenli ve dayanıklı uydu haberleşme kabiliyetine katkı sunduklarını belirten Fırat, “Ülkemizin sahip olduğu mühendislik yetkinliğini uluslararası alana taşıyoruz. NATO’ya tedarik ettiğimiz bir teknolojimizin Üstün Başarı Özel Ödülü’ne layık görülmesi, uzun yıllardır sürdürdüğümüz Ar-Ge çalışmalarının ve oluşturduğumuz mühendislik birikiminin önemli bir sonucudur” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Fırat, projenin geliştirilmesinde görev alan çalışanlara da teşekkür etti.</strong></p>

<p><strong>Türkiye’nin uydu haberleşme ihracatına katkı</strong></p>

<p>CTech’in SecureARX ile elde ettiği başarı, Türkiye’nin savunma teknolojilerinde yalnızca platform ve mühimmat alanlarında değil, güvenli haberleşme sistemlerinde de uluslararası pazarda güçlenen konumunu ortaya koydu. NATO’nun operasyonel ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen modem, yerli mühendislik ürünü uydu haberleşme çözümlerinin küresel güvenlik ekosistemine entegrasyonu açısından stratejik önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji, Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.guneyege.net/ctechin-natoya-gelistirdigi-securearxe-ustun-basari-odulu</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 23:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyegenet.teimg.com/crop/1280x720/guneyege-net/uploads/2026/08/teknoloji-1.jpg" type="image/jpeg" length="53685"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
