Rize’ye var da Muğla’ya yok mu?
Rize’de daha önce imara aykırılık gerekçesiyle mühürlenen ve haklarında yıkım kararı verilen turizm yapılarından yaklaşık 200’ü, gerekli düzenlemelerin tamamlanmasının ardından ruhsata kavuştu. Yıkım yerine düzenleme, denetim ve ruhsatlandırma yolunun tercih edilmesi, benzer sorunların yaşandığı Muğla için de “Aynı çözüm burada neden uygulanmıyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Rize’de, ruhsatsız veya imara aykırı olduğu gerekçesiyle yıkım tehdidi altında bulunan turizm tesisleri için yeni bir süreç başlatıldı. İmar planlarının yürürlüğe girmesi ve gerekli revizyonların tamamlanmasıyla birlikte şartları karşılayan yapılar yasal statüye kavuşturuldu.
Özellikle bungalovlar, konaklama tesisleri ve kırsal turizm işletmelerini kapsayan düzenleme kapsamında yaklaşık 200 işletmeye ruhsat verildi. Böylece geçmiş yıllarda mühürleme ve yıkım kararlarıyla gündeme gelen çok sayıda yatırımın, belirlenen koşulları yerine getirmesi hâlinde faaliyetini sürdürmesinin önü açıldı.
Rize’de hayata geçirilen model, turizm yatırımlarının yoğun olduğu Muğla’da benzer durumdaki yapılar için de emsal niteliğinde bir tartışma başlattı. Vatandaşlar ve turizm yatırımcıları, kamu yararı ile çevre ve imar mevzuatının birlikte gözetileceği bir düzenlemenin Muğla’da da uygulanıp uygulanamayacağını sorguluyor.
Yıkım yerine ruhsatlandırma yolu açıldı
Rize’de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından daha önce mühürlenen ve haklarında yıkım kararı verilen turizm amaçlı yapılara belirli şartlarla yasal statü kazanma imkânı tanındı.
İmar planlarının tamamlanmasının ardından yapı sahipleri; imar revizyonu, yola terk, ifraz, proje düzenlemesi ve diğer teknik işlemleri yerine getirerek ruhsat başvurusunda bulundu. İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilen kontrol ve denetimlerde gerekli koşulları sağlayan tesislere ruhsat verildi.
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun hibelerinden yararlanan bungalovlar ile kırsal turizm işletmeleri de düzenlemenin kapsamına alındı. Böylece kamu kaynaklarıyla desteklenen yatırımların yıkılması yerine, mevzuata uygun hâle getirilerek ekonomiye kazandırılması amaçlandı.
Yaklaşık 200 tesis yasal statüye kavuştu
Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, kent genelinde verilen hibelerin toplam tutarının 200 milyon lirayı geçtiğini, bu desteğin yarısından fazlasının turizm yatırımlarına ayrıldığını açıkladı.
Yıl içerisinde yaklaşık 200 yapıya ruhsat verdiklerini belirten Baydaş, başvuru ve düzenleme işlemleri devam eden yüzlerce vatandaşın bulunduğunu söyledi. Ruhsat sayısının yıl sonuna kadar daha da artmasının beklendiğini ifade eden Baydaş, Rize’de artık ruhsatlı ve sürdürülebilir turizm dönemine geçildiğini vurguladı.
İmar planının onaylandığını ve gerekli revizyonların hazırlandığını kaydeden Baydaş, daha önce ruhsatsız olan yapıların teknik ve hukuki yükümlülüklerini yerine getirerek ruhsat alabildiğini dile getirdi.
“Ruhsat olmasaydı tesis yıkılacaktı”
Gerekli izinleri tamamlayarak 60 kişilik oteline ruhsat alan turizm işletmecisi Ercan Başokur da düzenlemenin yatırımları koruduğuna dikkat çekti. Başokur, ruhsat alamamaları hâlinde tesisi faaliyete açamayacaklarını ve yapının yıkılacağını söyledi.
Yeni uygulama sayesinde yatırımını yasal zemine taşıyan Başokur, turizm tesislerinin mevzuata uygun hâle getirilmesinin hem işletmeciler hem de bölge ekonomisi açısından önemli olduğunu ifade etti.
Muğla için de benzer bir model mümkün mü?
Rize’de yıkım kararlarıyla karşı karşıya kalan turizm yapılarının gerekli koşulları yerine getirmelerinin ardından ruhsatlandırılması, gözleri Türkiye’nin en önemli turizm kentlerinden Muğla’ya çevirdi.
Muğla’nın kırsal mahallelerinde ve turizm bölgelerinde bulunan çok sayıda yapı da imar, ruhsat ve kullanım izinleriyle ilgili sorunlarla gündeme geliyor. Özellikle küçük aile işletmeleri, kırsal turizm tesisleri ve vatandaşların yıllar içinde inşa ettiği yapılar için cezalandırma ve yıkım dışında bir çözüm geliştirilmesi talep ediliyor.
Rize’de imar planları yenilenerek, teknik eksiklikler tamamlatılarak ve yapılar denetim altına alınarak ruhsatlandırma yolu açılırken, Muğla’da da çevreyi ve kıyıları koruyan, kaçak yapılaşmayı teşvik etmeyen ancak mevcut sorunlara gerçekçi çözümler üreten kapsamlı bir düzenleme beklentisi bulunuyor.
Şimdi kamuoyunun cevabını aradığı soru açık: Yasal şartları yerine getiren turizm yatırımlarına Rize’de ruhsatlandırma imkânı tanınabiliyorsa, benzer bir model Muğla’da neden hayata geçirilmesin?
Rize’ye var da Muğla’ya yok mu?