Emin AYDIN: “BİZ VEFATI DEĞİL İNSANI HABER YAPTIK”
Aydın’da yaşayan Gülşen Erdoğan’ın ölümünün ardından hazırlanan rutin vefat duyurusu, sosyal medya görselinde kullanılan “Erdoğan vefat etti” ifadesi nedeniyle adli soruşturmaya dönüştü. Denge Gazetesi muhabiri İrem Delice tutuklanırken, gazete yönetimi yaklaşık 30 yıllık yayın geçmişini ortaya koyarak suçlama ve yorumlara karşı çıktı: “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alma kastımız kesinlikle yoktur. Bu, gerçek bir vatandaşımızın gerçek vefat haberidir.”
Aydın yerel basınında başlayan bir vefat haberi tartışması, gazetecinin tutuklanmasına kadar uzanan sıra dışı bir sürece dönüştü. Denge Gazetesi’nin, Efeler ilçesine bağlı Umurlu Mahallesi’nde hayatını kaybeden Gülşen Erdoğan için hazırladığı vefat haberi, sosyal medya paylaşımındaki iki kelime nedeniyle soruşturmanın konusu oldu.
Sıradan bir vefat haberi tutuklamaya nasıl dönüşür?
Gazetenin internet sitesindeki haberin başlığı açık şekilde “Gülşen Erdoğan vefat etti” şeklindeydi. Ancak sosyal medya için hazırlanan görselde isim ve soy ismin kullanılan şablona sığmaması nedeniyle “Erdoğan vefat etti” ifadesi tercih edildi. Gazete yönetiminin açıklamasına göre, sosyal medya paylaşımındaki bağlantıya girildiğinde hayatını kaybeden kişinin Gülşen Erdoğan olduğu hem haberin başlığında hem de metninde açıkça görülüyordu.
İki kelimelik görsel, gazeteciyi cezaevine götürdü
Paylaşımın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Denge Gazetesi muhabiri İrem Delice tutuklandı. Aynı dosyada yayın sahibi, Yazı İşleri Müdürü Yeşim Ülker ve gazete çalışanı İslam Keleş hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı. Yaşanan gelişmeler üzerine sessizliğini bozan gazete yönetimi, tartışmanın merkezindeki paylaşımın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik herhangi bir mesaj veya ima taşımadığını açıkladı. Gazete, paylaşımın amacının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef almak değil, Umurlu’da hayatını kaybeden Gülşen Erdoğan’ın vefatını ve cenaze bilgilerini duyurmak olduğunu savundu.
“Biz vefatı değil, insanı haber yaptık”
Denge Gazetesi’nin savunmasının merkezinde ise yaklaşık 30 yıllık yerel gazetecilik geçmişi bulunuyor. 1998 yılında yayın hayatına başlayan gazete, kuruluşundan itibaren yalnızca siyasetçileri, bürokratları ve resmî açıklamaları değil; sıradan vatandaşların yaşamlarını da sayfalarına taşıdığını belirtiyor. Amatör futbolculardan öğrencilere, köylerden düğünlere, başarı hikâyelerinden cenazelere kadar yerel insanın yaşamına yer verildiği belirtilen açıklamada, gazetenin yayın anlayışı “Yerel insanı görünür kılmak” sözleriyle anlatılıyor.
Vefat duyuruları da bu yayıncılık anlayışının yıllardır sürdürülen bir parçası.
Gazete çalışanlarının geçmişte hayatını kaybeden vatandaşların fotoğraflarını bulabilmek için muhtarları ve yakınlarını aradığı, gerektiğinde kilometrelerce yol giderek aile albümlerindeki fotoğraflara ulaştığı anlatılıyor.
“Hiçbir şey borçlu değilsiniz, bu bizim görevimiz”
Denge Gazetesi, vefat haberlerini hiçbir zaman ticari bir kazanç alanı olarak görmediğini de özellikle vurguluyor. Açıklamada, yıllarca Avrupa’da yaşayan bazı gurbetçilerin yakınlarının ölümünü gazetenin internet sitesinden öğrendiği ve cenazelere katıldığı örnekler aktarılıyor. Vefat edenlerin yakınlarının daha sonra gazeteye gelerek ücret ödemek istediği, ancak kendilerine verilen cevabın değişmediği ifade ediliyor:
“Evet, görsel daha dikkatli hazırlanabilirdi”
Gazete yönetimi, tartışmaya neden olan sosyal medya görseli konusunda ise özeleştiriden kaçınmıyor. Açıklamada bir başlığın yanlış anlaşılabileceği kabul edilerek, “Bir görsel teknik açıdan daha dikkatli hazırlanabilirdi” değerlendirmesinde bulunuluyor. Yaşanan olaydan ders çıkarılacağı ve benzer yanlış anlaşılmaların önüne geçmek amacıyla yayın süreçlerinin yeniden değerlendirileceği belirtilirken, teknik veya editoryal bir tercihten gerçekte bulunmayan bir suç kastı çıkarılamayacağı savunuluyor.
“Ne parayla terbiye edildik ne parasızlıkla teslim alındık”
Denge Gazetesi’nin açıklaması, soruşturmanın ötesinde yerel basının bağımsızlığına ilişkin mesajlara da dönüştü. Yıllar içerisinde ekonomik ve siyasi baskılarla karşılaştığını belirten gazete, hiçbir kişi, grup veya siyasi yapının yayın organı olmadığını savunarak dikkat çekici ifadeler kullandı: “Ne parayla terbiye edildik ne de parasızlıkla teslim alındık. Kimsenin adamı, kimsenin hizmetkârı olmadık.”
Gözler şimdi İrem Delice için verilecek kararda
Gazete yönetimi, tutuklanan muhabir İrem Delice’nin uzun süre cezaevinde kalmayacağına inandığını belirterek, tutukluluğun bir ceza değil tedbir olduğunun altını çizdi. Dosyanın haberin bütünü, sosyal medya paylaşımındaki bağlantı, gazetenin arşivi ve yıllardır sürdürülen vefat haberciliği geleneğiyle birlikte değerlendirilmesini isteyen yönetim, yargı makamlarının bütün unsurları incelemesi sonucunda herhangi bir suç işleme kastının bulunmadığının ortaya çıkacağına inandığını açıkladı.