Nail Kızıl’dan Adaylık Mesajı: “Güvencem Üyelerin İradesi”
Nail Kızıl’dan Adaylık Mesajı: “Güvencem Üyelerin İradesi”
İçeriği Görüntüle

Külünk’ten Siyasete Uyarı: “Tabelası Olmayan Bir Parti, Büyüyen Bir Dip Dalga Var”

Eski İstanbul Milletvekili Metin Külünk, farklı partilere oy veren vatandaşların adalet, liyakat ve kamu kaynaklarının korunması taleplerinde ortaklaştığını savundu. Siyasi yönetimlerin bu toplumsal tepkiyi görmezden geldiğini belirten Külünk, “Aşağıda başka bir dip dalga büyüyor” dedi.

Türk Manşet’te yayımlanan “Söz Sırası” programında konuşan Külünk, siyasi parti tabanlarında oluştuğunu söylediği rahatsızlıkları değerlendirdi. Seçmenlerin kendi partilerinin yönetim kadrolarını da sorguladığını ifade eden Külünk, ortak beklentilerin parti aidiyetlerinin önüne geçmeye başladığını ileri sürdü.

“Millet kendi partisini kurdu, tabelası yok”

Külünk, toplumdaki değişimi anlatırken “tabelası olmayan parti” benzetmesini kullandı. Bunun yeni bir siyasi örgütlenmeden ziyade, farklı partilerin içinde bulunan ancak benzer değerleri savunan vatandaşları ifade ettiğini belirtti.

Liyakat, ehliyet, hak, adalet ve helal kazanç beklentilerinin farklı siyasi kesimleri buluşturduğunu savunan Külünk, şu ifadeleri kullandı:

“Millet bütün partilerin dışında liyakat ve ehliyet, hak ve adalet, helal lokma odaklı kendi partisini kurdu. Ama bu partinin tabelası yok.”

Külünk’e göre bu ortak tutum, seçmenlerin siyasi kimliklerini korurken kendi yönetimlerine yönelik eleştirilerinde de benzer noktalarda buluşmasını sağlıyor.

CHP seçmenine ilişkin dikkat çeken değerlendirme

CHP’nin yolsuzluk tartışmalarıyla anılmasının partiye oy veren vatandaşlarda rahatsızlık yarattığını savunan Külünk, bu seçmenlerin de kul hakkı, kamu kaynakları ve helal kazanç konusunda hassasiyet taşıdığını söyledi.

Külünk, CHP tabanının “yüzde 75’inin” söz konusu süreçten rahatsız olduğunu ileri sürdü. Paylaşılan açıklama metninde bu oranı destekleyen bir araştırma veya anket bilgisine yer verilmedi.

“Aynı itiraz farklı partilerin tabanlarında da var”

Külünk, eleştirilerinin yalnızca CHP ile sınırlı olmadığını belirtti. AK Parti, MHP, Yeniden Refah Partisi, DEM Parti ve İYİ Parti tabanlarında da yönetim uygulamalarına ilişkin benzer itirazlar bulunduğunu savundu. Vatandaşların ortak rahatsızlığının, yönetim kademelerinde liyakat ve ehliyetin geri plana düşmesi olduğunu ifade eden Külünk, siyasi yönetimlerin bu değişimi yeterince dikkate almadığını söyledi.

Güvenin çıkar alanına dönüşmesine tepki

Siyaset ve sivil toplum faaliyetlerinde vatandaşların güveninin kişisel çıkar için kullanılmasına karşı tepki oluştuğunu ileri süren Külünk, bu durumu “rant alanı” ve “haksız kazanç alanı” ifadeleriyle eleştirdi. Toplumun çok geniş bir bölümünün bu uygulamalardan rahatsız olduğunu savunan Külünk’ün dile getirdiği “yüzde 90” oranına ilişkin de paylaşılan metinde herhangi bir araştırma dayanağı belirtilmedi.

Külünk, siyasetin bundan sonraki süreçte toplumun adalet, liyakat ve kamu kaynaklarının korunması yönündeki beklentilerini dikkate alması gerektiğini vurguladı.