Murat Ağırel’den nezarethane yemeklerine tepki: “Herkes bu devlete emanet”
Gazeteci Murat Ağırel, gözaltında tutulduğu İstanbul Vatan Emniyet Müdürlüğünde dağıtılan yemeklerin çiğ ve kötü kokulu olduğunu öne sürdü. Yemeklerden numune aldığını anlatan Ağırel, tedarikçi firmanın ihale bilgilerini ve geçmişte gündeme gelen bir soruşturmayı da paylaşarak denetim çağrısında bulundu.
Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci Murat Ağırel, Cumhuriyet gazetesindeki yazısında nezarethanede kendilerine verilen yemekleri gündeme taşıdı. Ağırel, tavuk, köfte ve patateslerin çiğ olduğunu, yemeklerden ağır bir koku yayıldığını belirtti.
Etiketi söktü, yemeklerden numune aldı
Yazısında gözaltı sürecindeki gözlemlerini aktaran Ağırel, yemeklerin bulunduğu tabldotun üzerindeki üretici etiketini söktüğünü ifade etti. Et ve patatesten örnekler aldığını belirten gazeteci, bu numuneleri savcılığa götürülürken arkadaşlarına teslim ettiğini anlattı.
Ağırel, yaşadıklarının ardından yemekleri sağlayan firmayı ve ilgili ihale sürecini araştırdığını kaydetti.
Nezarethane kumanyaları için 8 milyon liralık ihale
Ağırel’in aktardığı bilgilere göre Oktay Unlu Mamulleri, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün 2026/539158 kayıt numaralı yemek ihalesini 8 milyon lira bedelle kazandı.
Yaklaşık maliyeti 11 milyon 375 bin lira olarak belirlenen ihaleye üç firmanın katıldığını, iki teklifin geçerli sayıldığını belirten Ağırel; sözleşme kapsamında İstanbul’daki çeşitli nezarethanelere 50 bin kahvaltılık, 25 bin öğle ve 25 bin akşam kumanyası sağlanmasının planlandığını yazdı.
Firmanın geçmişindeki öğrenci vakasını da gündeme getirdi
Tedarikçi şirketin geçmişini araştırdığını belirten Ağırel, 25 Aralık 2024’te Şile’deki 75. Yıl Ortaokulu önünde dağıtılan kumanyaların ardından 51 öğrencinin bulantı ve kusma şikâyetiyle hastaneye kaldırılması üzerine yürütülen soruşturmaya da değindi.
Ağırel’in aktardığına göre Şile Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianamede, şirket sahibi Ebubekir Öksüz ile dağıtım ve denetimde görevli üç kişi hakkında onar yıla kadar hapis cezası talep edildi. Şüphelilerin suçlamaları kabul etmediği belirtilirken, söz konusu iddialara ilişkin kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bilgisi bulunmuyor.
Yetkililere denetim çağrısı
Herhangi bir suç isnadında bulunmadığını vurgulayan Ağırel, nezarethanelerde dağıtılan yemeklerin yetkililer tarafından denetlenmesini istedi.
Gözaltında tutulan kişilerin beslenme koşullarına dikkat çeken gazeteci, yazısını “Ancak unutulmaması gereken nezaretteki herkes bu devlete emanet” sözleriyle tamamladı.




