2027'de Ehliyet Alacaklara Kötü Haber: Maliyet 50 Bin TL Oluyor
2027'de Ehliyet Alacaklara Kötü Haber: Maliyet 50 Bin TL Oluyor
İçeriği Görüntüle

Ortaca ilçesinde görev yapan Ziraat Mühendisi Mahir Öztürk, domates fiyatlarındaki düşüşün ardından üretici ile aracı arasındaki çarpıcı kazanç makasını hesaplayarak mevcut tarım düzenine tepki gösterdi. Öztürk, "Yazın seranın içinde o kavurucu sıcakta ter döken çiftçi kiloda 5 lira kazanırken, hazır malı paketleyip satan oturduğu yerden 8 lira kazanıyor. Üretenin daha az kazandığı bu ekonomik düzeni anlamak mümkün değil" dedi.

Ortaca yerelinde üreticinin yaşadığı sıkıntıları dile getiren Ziraat Mühendisi Mahir Öztürk, son dönemde domates fiyatlarının 30 liraya kadar gerilemesinin ardından tarladaki maliyet ile piyasadaki satış dengesini masaya yatırdı. Her zaman araziden bilgilendirme yaptığını ancak bu kez yaşanan büyük sıkıntı nedeniyle ofisinden seslenmek istediğini belirten Öztürk, tarım politikasındaki adaletsizliğe dikkat çekti.

"Çiftçinin 60 Derecelik Emeğinin Karşılığı Kiloda 5 TL"

Bir kilogram domatesin çiftçiye olan maliyetini kalem kalem hesaplayan Mahir Öztürk, üretim sürecinin zorluklarını şu sözlerle aktardı:
"Bugün domatesin fiyatı 30 liraya düştü. Piyasada 'mal şişti' gibi bahaneler üretiliyor. Gelin maliyeti birlikte hesaplayalım. Gübresi, ilacı, işçiliği, sulaması ve yanan elektriği üst üste koyduğunuzda, bir kilogram domatesin çiftçiye maliyeti zaten 25-26 lirayı buluyor. Temmuz ve Ağustos aylarında, seranın içindeki 50-60 dereceyi bulan o kavurucu sıcakta çalışmanın ne demek olduğunu bir düşünün. Bu şartlarda üretim yapan çiftçi, domatesi 30 liraya sattığında kiloda sadece 5 lira kazanabiliyor. Yani 1 ton domates yetiştirip götürse kazanacağı para 5 bin lira. Bugün asgari ücretin 28 bin lira olduğu bir ortamda bu kazançla üreticinin ayakta kalması imkansız."

"Sistem Değişti, Aracının Kazancı Ortaya Çıktı"

Bu yıl devreye giren yeni bildirim sistemi sayesinde piyasadaki fiyat hareketlerinin şeffaflaştığını belirten Öztürk, halden malı alan aracıların kazancını da yeni sistem üzerinden örnekledi:
"Biliyorsunuz bu sene sistem değişti. Haldeki malı alan adam karşı tarafa, markete ya da gideceği yere sattığı anda, malı kaça sattığı çiftçinin cebine anında SMS olarak geliyor. Sistem üzerinden görüyoruz; malı çiftçiden 30 liraya almış. Elbette onun da işçisi, kasası, paketi, paleti gibi masrafları var. Karşı tarafa 42 liraya satmış. Yani arada 12 liralık bir fark var. Bu adamın en fazla 4-5 lira masrafı olsa, oturduğu yerden net 7-8 lira kazanıyor."

"Üretenin Daha Az Kazandığı Bu Düzeni Anlamıyorum"

Emeğin ve kazancın dağılımındaki adaletsizliğe isyan eden Mahir Öztürk, tarım politikalarının acilen gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak konuşmasını şöyle tamamladı:
"Bütün yaz boyunca o cehennem sıcağında, seranın içinde üretim mücadelesi veren çiftçi kiloda 5 lira kazanıyor; hiçbir şey yapmadan, ayağına hazır gelen malı kasalara koyup satan adam en kötü şartta 8 lira kazanıyor. En kötü durumda bile üretici hep daha az kazanıyor. Bu memleketteki ekonomik düzeni de, uygulanan tarım politikasını da anlamış değilim. Üreten mi daha çok kazanmalı, satan mı? Bu iş nasıl çözülecek arkadaş, ben anlamıyorum. Sıkıntı gerçekten çok büyük."

Muhabir: Civan Hüseyin Demir