Saymaz’dan İronik Soylu Çıkışı: “Üç Yıl Önceki Türkiye Bile Uzakta Kaldı”

Gazeteci İsmail Saymaz, gazetecilere yönelik ev hapsi ve tutuklama kararlarını eleştirdiği yazısında, geçmişte sert biçimde eleştirdiği Süleyman Soylu üzerinden bugünkü uygulamalara tepki gösterdi. Saymaz’ın “Meğer Soylu, ne demokrat adammış!” sözleri, basın özgürlüğüne ilişkin ironik bir karşılaştırmanın merkezinde yer aldı.

Gazeteci İsmail Saymaz, Sözcü’de yayımlanan yazısında, siyasetçiler hakkındaki iddiaları gündeme getiren gazetecilerin karşılaştığı adli işlemleri değerlendirdi. Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun görev dönemini bugünkü ortamla karşılaştıran Saymaz, Türkiye’de yöneticilere soru sormanın ve eleştirel yayın yapmanın giderek zorlaştığını savundu.

Soylu’ya övgü üzerinden bugüne eleştiri

Saymaz, yazısında Soylu dönemine yönelik eleştirilerini unutmadığını özellikle vurguladı. Soylu’nun muhalif siyasetçilere ve gazetecilere karşı sert söylemlerini hatırlatan gazeteci, buna rağmen hakkındaki ağır iddiaların televizyon yayınlarında tartışılabildiğini ve kendisine doğrudan sorular yöneltilebildiğini belirtti.

Soylu’nun katıldığı canlı yayında, aralarında kendisinin ve Merdan Yanardağ’ın da bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtladığını hatırlatan Saymaz, cevapları yeterli bulmamasının ayrı bir mesele olduğunu ifade etti. Soylu aleyhindeki yazıları nedeniyle kendisinin şikâyet edilmediğini belirterek Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’ın hazırladığı SS kitabını da karşılaştırmasına örnek gösterdi.

Fon iddiası, bakanın yanıtı ve gazetecilerin durumu

Tanju Satılmış da "Yürüyelim Arkadaşlar" dedi
Tanju Satılmış da "Yürüyelim Arkadaşlar" dedi
İçeriği Görüntüle

Saymaz, Murat Ağırel ile birlikte ev hapsinde bulunmasını, Sözcü TV’deki bir yayında Ticaret Bakanı Ömer Bolat hakkında gündeme getirilen fon iddiasıyla ilişkilendirdi. Yazısında, Ağırel’in Bolat’ın krizden önce parasını çektiğini ileri sürdüğünü, kendisinin ise bu iddiaya ilişkin sorular sorduğunu anlattı.

Saymaz’ın aktardığına göre Bolat, söz konusu yatırımını kabul ederken krizden önce sistemden çıktığı iddiasını reddetti. Gazeteci, bu iddianın doğrulanmamış ve teyide muhtaç olduğunu da açıkça belirtti.

Yöneticilerin yanlış olduğunu düşündükleri haberler karşısında açıklama yapma ve yargıya başvurma hakkını kabul eden Saymaz, toplumun bilgi edinme hakkının da gözetilmesi gerektiğini vurguladı. Gazetecilerin görevinin kamu adına soru sormak olduğunu belirterek eleştiri ve sorgulamanın özgürlüğü kısıtlayan yaptırımlarla karşılanmasına itiraz etti.

Fotoğraf paylaşımı üzerinden tutuklama eleştirisi

Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı’nın tutuklanmasına da değinen Saymaz, kararları Ömer Çelik’e ilişkin bir fotoğrafın paylaşılması üzerinden eleştirdi. Fotoğraftaki kişinin kimliğine ilişkin soruların yanıtlanması gerektiğini savundu.

Anadolu Ajansının haberine göre Sevinç ve Balcı, Ömer Çelik hakkında kamuoyunu yanıltıcı açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle yürütülen süreçte, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlaması kapsamında tutuklandı. Saymaz’ın yalnızca fotoğraf paylaşımına dayandığını savunduğu süreç, soruşturma makamlarınca bu suçlama çerçevesinde ele alınıyor.

Yazısını geçmişle bugün arasındaki fark üzerinden tamamlayan Saymaz, “Türkiye, Soylu devrini mumla aratacak bir hukuk tanımazlığın ve adaletsizliğin içinde debeleniyor” değerlendirmesinde bulundu. “Meğer Soylu, ne demokrat adammış!” ifadesini ise geçmiş dönemi aklamaktan çok, bugünkü uygulamalara yönelik tepkisini güçlendiren ironik bir sonuç olarak kullandı.