Hüdâyi Vakfı’ndan Sert Uyarı: “Yolsuzluğa Susan, Ahlaktan Bahsetme Hakkını Kaybeder”
Aziz Mahmûd Hüdâyi Vakfı, fon krizi, yolsuzluk iddiaları, şiddet ve bağımlılık tartışmalarına ilişkin yayımladığı açıklamada toplumsal değerlerdeki aşınmaya dikkat çekti. “Toplumsal çürümeyi kabullenmiyoruz” diyen vakıf, sorumluların kimliklerine ve konumlarına bakılmaksızın hesap vermesi çağrısında bulundu.
Aziz Mahmûd Hüdâyi Vakfı, “İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı” başlığıyla yayımladığı açıklamada eğitimden medyaya, mali denetimden aile politikalarına kadar birçok alanda eleştiri ve önerilerini sıraladı.
Son günlerde kamuoyunda tartışılan fon krizine de değinilen açıklamada, yaşanan sorunların yalnızca ekonomik kayıplarla sınırlı olmadığı savunuldu. Vakıf, kolay kazanç arayışının, denetim eksikliklerinin ve yanlışlar karşısındaki sessizliğin toplumsal güveni aşındırdığını belirtti.
Fon krizi için hesap verme çağrısı
Açıklamada, fon krizinin denetimsizlik, göz yumma ve kayırmacılığın sonucu olduğu ileri sürülerek, sorumlular hesap vermeden güvenin yeniden kurulamayacağı ifade edildi.
Hesap verebilirlik talebini farklı alanlara da taşıyan vakıf; imar uygulamalarında, kamu kurumlarında, belediyelerde, iş dünyasında ve sivil toplumda ortaya çıkan rüşvet ve yolsuzlukların üzerine gidilmesini istedi. Açıklamada, suç işleyenlerin ve sorumluluğu bulunanların konumlarına bakılmaksızın hesap vermesi gerektiği vurgulandı.
“Güçlünün yanlışına susan ahlak söylemi inandırıcılığını kaybeder”
Vakfın açıklamasında, ahlaki sorumluluğun yalnızca bireysel davranışlar üzerinden ele alınmasına da itiraz edildi. Güç sahiplerinin yanlışları karşısında sessiz kalınırken yalnızca zayıfların hatalarının gündeme getirilmesinin inandırıcı olmadığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susan, ahlaktan bahsetme hakkını da kaybeder.”
Eleştirinin yanında çözüm üretmenin de gerekli olduğunu kaydeden vakıf, değerlerin günlük hayatta ve kurumların işleyişinde karşılık bulması gerektiğini dile getirdi.
Eğitimde başarı kadar vicdan ve adalet vurgusu
Çocuklar arasındaki şiddete dikkat çekilen açıklamada, eğitimin sınav başarısına indirgenmesi eleştirildi. Öğrencilerin bilgi ve becerilerinin yanı sıra vicdanlarının ve sorumluluk duygularının da geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.
Değerler eğitiminin birkaç ders saatiyle sınırlı kalmaması istenen açıklamada; öğretmenlerin tutumunun, okul yönetiminin, sınavlarda adaletin ve zayıfın güçlü karşısında korunmasının bu eğitimin ayrılmaz parçaları olduğu belirtildi.
Yayın denetimi ve bağımlılıkla mücadele talepleri
Gündüz kuşağı programları ve dizilere yönelik eleştirilerin de yer aldığı açıklamada, bazı içeriklerin şiddeti, zorbalığı ve sadakatsizliği özendirdiği savunuldu. Vakıf, çocukları ve aileyi korumaya yönelik denetimlerin etkili biçimde uygulanmasını talep etti.
Sanal kumar ve bağımlılığın aileler üzerindeki yıkıcı etkilerine de dikkat çekilerek kumar ve bağımlılığı teşvik eden reklamların tamamen yasaklanması istendi. Aile danışmanlığı ile bağımlılık tedavisinin herkes için erişilebilir hâle getirilmesi çağrısı yapıldı.
Türkiye’nin son çeyrek asırda çeşitli alanlarda önemli kazanımlar elde ettiğini belirten vakıf, kişisel çıkarların ve sorumsuzlukların bu kazanımları tehlikeye atmaması gerektiğini ifade etti.
Açıklama, “İyiliği öğreteceğiz, yaşayacağız, yayacağız ve koruyacağız. Geleceğimize hep birlikte sahip çıkacağız” sözleriyle tamamlandı.





