Eğitimci Yazar Engin Gültekin’den Kritik Soru:

Mekke Gerçekten Hedef Miydi,

Yoksa Mekke mi Hedef Haline Getiriliyor?

Eğitimci Yazar Engin Gültekin, Mekke’ye yönelik olduğu ileri sürülen İHA girişiminin bağımsız ve somut delillerle açıklanması gerektiğini belirtti.“Mekke hedef alındı” şeklindeki haber dilini sorgulayan Gültekin, kutsal değerlerin siyasi ve askerî hesapların gerekçesine dönüştürülmemesi çağrısında bulundu.

Eğitimci Yazar Engin Gültekin www.haberdurus.com için kaleme aldığı yazısında “Mekke Hedef mi Alındı, Yoksa Mekke mi Hedef Hâline Getiriliyor?” sorusunu sorarak, “Husiler Mekke’yi hedef aldı” yönündeki haberlerin arka planına dikkat çekiyor.

İki taraftan farklı açıklamalar

Gültekin, Suudi Arabistan’ın İHA’nın Husiler tarafından gönderildiğini ve Mekke’nin güneyinde etkisiz hâle getirildiğini açıkladığını; Husilerin ise Mekke’yi hedef aldıkları iddiasını reddettiğini hatırlattı. Türkiye’nin 16 Eylül’de yaptığı açıklamada Suudi Arabistan’ın tezini esas alarak saldırıyı kınadığına işaret eden Gültekin, olayın henüz bütün yönleriyle aydınlatılmadığını savundu.

Sorulara cevap bulunmadan hakikatler ortaya çıkarılamaz

Ülkemizi ve genelde de bütün İslam coğrafyasını etkileyecek söylem ve tezlerin mutlaka bağımsız kaynaklar tarafından da teyit edilmesi gerektiğinin altını çizen Eğitimci Yazar Gültekin, kamuoyuna şu soruların yanıtlarının verilmesi gerektiğini belirtti:

· İHA’nın Husilere ait olduğunu doğrulayan bağımsız bulgular var mı?

· Aracın kesin rotası ve hedef koordinatları belirlendi mi?

· Asıl hedef Mekke miydi, yoksa bölgede bulunan başka bir askerî ya da stratejik nokta mıydı?

· “Mekke hedef alındı” iddiasını destekleyen somut deliller kamuoyuyla paylaşıldı mı?

Bu sorular yanıtlanmadan “Kâbe’ye saldırı” algısı oluşturulmasının gazetecilikten çok algı yönetimine dönüşebileceğini ifade eden Gültekin, devletlerin ve medya kuruluşlarının kesinleşmemiş bilgileri mutlak gerçek gibi sunmaması gerektiğini kaydetti.

“Zamanlama dikkatle incelenmeli”

Yazısında gelişmenin zamanlamasına da dikkati çeken Gültekin, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalandığı belirtilen ortak savunma anlaşmasını hatırlattı. Söz konusu anlaşmanın taraflardan birine yönelik saldırıyı ortak güvenlik meselesi olarak ele alan bir anlayış taşıdığını belirten Gültekin, “Mekke hedef alındı” söyleminin anlaşmanın güvenlik mekanizmasını harekete geçirebilecek biçimde kullanılıp kullanılmadığının da sorgulanması gerektiğini dile getirdi. Gültekin, bu konuda kesin bir hüküm vermediğinin altını çizerken, olayın bağımsız deliller ortaya konularak bütün yönleriyle araştırılmasını istedi.

“Kâbe siyasi bir argümana dönüştürülmemeli”

Borsa İstanbul’daki Çöküşe Sert Tepki: “Siz Sormazsanız Biz Soracağız”
Borsa İstanbul’daki Çöküşe Sert Tepki: “Siz Sormazsanız Biz Soracağız”
İçeriği Görüntüle

Mekke’nin ve Kâbe’nin bütün Müslümanlar için ortak bir değer olduğunu vurgulayan Eğitimci Yazar Engin Gültekin, kutsal şehir üzerinden yapılacak açıklamalarda çok daha dikkatli ve sorumlu bir dil kullanılması gerektiğini ifade etti.

“Mekke saldırıya uğradı” şeklindeki bir ifadenin sıradan bir güvenlik haberi olmadığını belirten Gültekin, böyle bir söylemin İslam dünyasında büyük bir öfke oluşturabileceğini, tarafları keskinleştirebileceğini ve toplumları olayın ayrıntıları ortaya çıkmadan belirli siyasi pozisyonlara yöneltebileceğini kaydetti.

Kutsal değerlerin istismar edilmesi kadar, bu değerler üzerinden siyasi ve askerî meşruiyet üretilmesinin de tehlikeli olduğunu savunan Gültekin, Mekke’nin hiçbir devletin, hükümetin veya ittifakın propaganda aracı hâline getirilmemesi gerektiğini söyledi.

“Önce hakikat ortaya çıkarılmalı”

Savunma anlaşmalarının meşruiyetinin tehditlerin büyütülmesine değil, doğru biçimde tespit edilmesine dayanması gerektiğini ifade eden Gültekin, şu değerlendirmede bulundu: “Eğer Mekke gerçekten hedef alınmışsa bunun açık delilleri ortaya konulmalıdır. Hedef Mekke değilse kamuoyunda oluşturulan yanlış algı düzeltilmelidir. Saldırının faili kesin olarak belirlenemiyorsa, devletler ve medya kuruluşları tartışmalı bir iddiayı kesinleşmiş gerçek gibi sunmamalıdır.”

Gültekin, tartışmanın Husileri, Suudi Arabistan’ı veya Türkiye’nin politikalarını destekleyip desteklememe meselesine indirgenmemesi gerektiğini belirterek, esas ölçünün adalet ve hakikat olması gerektiğini vurguladı.

Asıl soru: Mekke’nin adı hangi amaçla kullanılacak?

Eğitimci Yazar Engin Gültekin, yazısının sonunda tartışmanın yalnızca bir ihanın nereye gönderildiğiyle sınırlı olmadığını ifade etti. Gültekin’e göre yanıtlanması gereken asıl sorular; olayda hakikatin mi yoksa algının mı öne çıkacağı, adaletin mi yoksa propagandanın mı konuşacağı ve Mekke’nin kutsiyetinin korunup korunamayacağı.

Gültekin, değerlendirmesini şu çarpıcı soruyla tamamladı:

“Mekke hedef alındı mı sorusundan daha önemlisi, Mekke’nin adı kimin hedefi için kullanılacak?”