PALANDÖKEN’İ BIRAK 51 YILLIK SALTANATA BAK!

Ortaca Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Hüsamettin Karaşahin’in 51 yıla ulaştığı belirtilen görev süresi, meslek kuruluşlarında değişim ve şeffaflık tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Karaşahin’in başkanlığı, Bendevi Palandöken’in 19 yıllık TESK dönemini 32 yıl geride bırakırken; makam aracıyla alkollü kaza yaptığı ve aracı ihale düzenlemeden sattığı yönündeki iddialar da kamuoyunda yanıt bekliyor.

Palandöken’den 32 yıl daha fazla

Uzun görev süresi nedeniyle Türkiye’de en fazla eleştirilen oda yöneticilerinden biri Bendevi Palandöken’di. Palandöken, 2007 yılında seçildiği Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Genel Başkanlığını 30 Eylül 2026 tarihine kadar sürdürdü. Palandöken’in aday olmadığı genel kurulda Mehmet Yiğiner’in başkan seçilmesiyle TESK’teki 19 yıllık dönem sona erdi.

51 yılın ardından yeniden seçildi

Palandöken’in Ankara Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanlığının ise 1984 yılında başladığı, bu görevde yaklaşık 42 yılı geride bıraktığı resmi öz geçmişinde yer aldı. Ortaca’daki tablo ise Palandöken’in uzun yıllara yayılan başkanlıklarından dahi daha çarpıcı:

Bendevi Palandöken’in TESK Genel Başkanlığı: 19 yıl

Bendevi Palandöken’in Ankara Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanlığı: yaklaşık 42 yıl

Hüsamettin Karaşahin’in Ortaca Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığı: 51 yıl

Bu verilere göre Karaşahin’in başkanlık süresi, Palandöken’in TESK Genel Başkanlığından 32 yıl; Ankara’daki oda başkanlığından ise yaklaşık 9 yıl daha uzun.

Rekabetçi ortam yok ediliyor

Ortaca Esnaf ve Sanatkârlar Odasının son olağan genel kuruluna ilişkin haberlerde, 2 bin 259 üyeden 675’inin sandık başına gittiği belirtildi. Hüsamettin Karaşahin’in 469 oy alarak yeniden başkan seçildiği, rakibi Bayram Çelik’in ise 202 oyda kaldığı aktarıldı. Karaşahin’in üyelerin oyuyla yeniden seçilmesi hukuki meşruiyetin sandıktan geldiğini gösterse de aynı ismin 51 yıl boyunca yönetimde bulunması, “Seçimlerin rekabetçi olması için yalnızca sandık kurulması yeterli mi?” sorusunu gündeme getiriyor.

Bayram Çelik’ten Saltanat Suçlaması

Son oda seçimlerinde Ortaca Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığı için adaylığını koyan Bayram Çelik Türkiye’de meslek odalarının aynı isimler tarafından uzun yıllar yönetilmesinin mali şeffaflık ve hesap verilebilirliği ortadan kaldırdığını belirtti. Bayram Çelik kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında bazı başkanların onlarca yıl görevde kalmasına yönelik eleştiriler getirirken; bu durumun demokratik yenilenme, hesap verebilirlik, mali şeffaflık ve yeni adayların eşit şartlarda yarışı imkânsız kıldığına dikkat çekti.

Bayram Çelik

Ortaca’da Esnaf 51 Yıllık Saltanata tanıklık ediyor

Türkiye’de Cumhurbaşkanının bile 25 yıllık görev süresinin eleştirilere sebep olduğunu dile getiren Bayram Çelik “51 yıl aynı koltukta kalmayı sadece seçim yapıldı üyeler oy verdi o da seçildi cümlesiyle özetlemek meselenin arka planına yabancı kalmaktır. Üyelerin hangi şartlarda oy verdikleri sorgulanmadan, kredi çeken esnafın oy vermeye bağımlılığını dile getirmeden bu meseleleri izah etmek mümkün değildir” dedi.

Makam aracıyla “alkollü kaza” iddiası

Bayram Çelik makam aracıyla alkollü kaza olayının hem basın hem de hukuki boyutta bir mesele olduğuna dikkat çekerek konunun peşini bırakmayacaklarının altını çizdi. Karaşahin, uzun görev süresinin yanı sıra yakın zamanda makam aracına ilişkin ciddi iddialarla da gündeme gelmişti. Basına yansıyan haberlerde, Karaşahin’in 31 Aralık 2025’i 1 Ocak 2026’ya bağlayan gece odaya ait makam aracını kullanırken Fethiye’nin İnlice mevkiinde kaza yaptığı ileri sürüldü. Aracın kazada takla attığı, Karaşahin’in alkollü olduğu ve ehliyetine altı ay süreyle el konulduğu iddia edildi. Ancak söz konusu iddialara ilişkin kaza tutanağı, alkol raporu veya kesinleşmiş bir yargı kararı kamuoyuyla paylaşılmış değil.

Kazadan sonra “ihalesiz satış” mı yapıldı?

Zeybekci de “Fon Mağduruyuz” Dedi
Zeybekci de “Fon Mağduruyuz” Dedi
İçeriği Görüntüle

Bayram Çelik’in asıl ve önemli iddiası ise kaza sonrasına ait. Bayram Çelik kazaya konu aracın ihalesiz bir şekilde elden çıkarıldığını belirterek Odaya ait, meslek kuruluşlarının envanterinde bulunan bir aracın hangi şartta olursa olsun açık teklif, kapalı teklif veya pazarlık yöntemlerinden biri kullanılmadan elden çıkarılamayacağının altını çiziyor.

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu ile ilgili alım, satım ve ihale düzenlemeleri kapsamında oda mallarının belirli usullere göre devredilmesi gerektiğine dikkat çeken Bayram Çelik şu belgelerin de ortaya konması gerektiğini belirtiyor:

  • · Oda yönetim kurulunun araç satış kararı,
  • · Aracın kaza sonrası ekspertiz ve rayiç bedel raporu,
  • · Satış için kullanılan ihale veya teklif yöntemi,
  • · Satış bedeli ve ödeme belgesi,
  • · Aracın yeni sahibine devredildiği tarih,
  • · Elde edilen gelirin oda hesaplarına işlendiğini gösteren kayıtlar.

Bu belgelerin kamuoyuyla ve oda üyeleriyle paylaşılması gerektiğini vurgulayan Bayram Çelik aksi takdirde kurumun şaibe altında kalacağını dile getiriyor.

51 yıllık yönetimde denetim daha da önemli

Bir kişinin 51 yıl aynı koltukta kalmasının kurum içi denetimin, şeffaflığın ve hesap verilebilirliğin daha güçlü işletilmesini zorunlu kılacağını belirten Bayram Çelik sözlerinin devamında şunları söyledi: “Özellikle oda malı olduğu belirtilen bir aracın kazaya karışması ve kısa süre sonra satılması, konunun yalnızca kişisel bir trafik olayı olarak değerlendirilemeyeceğini gösteriyor. Aracın odaya ait olması halinde ortaya çıkan zarar, sigorta işlemleri, onarım veya hurda bedeli ile satış süreci doğrudan oda üyelerini de ilgilendirir. Dolayısıyla tartışmanın merkezinde yalnızca “Kaza gerçekleşti mi?” sorusu değil, oda malının nasıl korunduğu ve hangi yöntemle elden çıkarıldığı da açıklığa kavuşturulmalıdır.”

Akraba istihdamı ve kurumsal imkânlar tartışılmalıdır

Türkiye genelindeki meslek odalarıyla ilgili eleştiriler arasında yöneticilerin eş, çocuk veya diğer yakınlarının kurum bünyesinde çalıştırıldığı yönündeki iddialar da yer alıyor. Başkan Karaşahin’in oda bünyesinde birinci dereceden kaç yakınını işe aldığını üyelere açıkça deklare etmesi gerektiğini vurgulayan Bayram Çelik “Oda başkanları birinci dereceden yakınlarını istihdam ediyorlarsa bu üyeler nezdinde sorgulamaya açık bir durumdur. Birileri sorgulamayabilir ama ben son oda seçimlerinde aday olmuş biri olarak bunu dile getirmek durumundayım. Başkan birinci dereceden hangi yakınlarını oda bünyesinde istihdam etmektedir, bunu hangi şeffaflıkla yapmıştır, bu kişiler hangi yöntemlerle iş başı yaptırılmışlardır, çalışanlarla yöneticiler arasında akrabalık ilişkileri var mıdır yok mudur, tüm bunların üyeler nezdinde izahını da yapmalıdır” dedi.