AYM’den YENİ Parti’nin ismine yönelik itiraza ret: Yeni Parti kendi adıyla yoluna devam edecek

Anayasa Mahkemesi, Yenilik Partisi’nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte, YENİ Parti’nin isim ve rumuzunun hükümsüz sayılarak siyasi partiler sicilinden silinmesi talebini oy çokluğuyla reddetti. Kararla birlikte YENİ Parti mevcut adını kullanmayı sürdürebilecek. Uyuşmazlığın merkezinde ise iki parti adının seçmenler tarafından karıştırılıp karıştırılmayacağı sorusu bulunuyordu.

FETHİYE'DEN NAİL KIZIL'A REKOR DESTEK!
FETHİYE'DEN NAİL KIZIL'A REKOR DESTEK!
İçeriği Görüntüle

Anayasa Mahkemesi (AYM), YENİ Parti’nin ismine ilişkin uyuşmazlığı karara bağladı. Yüksek Mahkeme, partinin isim ve rumuzunun hükümsüz sayılması ve bunların siyasi partiler sicilinden çıkarılması yönündeki talebi kabul etmedi. Kararın oy çokluğuyla alındığı bildirildi. Böylece bu başvuru kapsamında YENİ Parti’nin ismini ve rumuzunu kullanmasını engelleyecek bir karar çıkmadı.

Süreç isim benzerliği itirazıyla başladı

İsim tartışması, YENİ Parti’nin kuruluşunun ardından Yenilik Partisi’nin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmasıyla başladı.

Yenilik Partisi, iki siyasi oluşumun adlarının birbirine benzediğini savunarak bu durumun seçmenler açısından karışıklık yaratabileceğini ileri sürdü. Başvuruda gündeme getirilen temel mesele, isimler arasındaki benzerliğin hukuken müdahale gerektirecek düzeyde olup olmadığıydı.

Uyuşmazlık böylece siyasi bir isim tartışmasının ötesine geçerek parti adları ve rumuzlarının kullanımına ilişkin bir hukuki incelemeye dönüştü. Sürecin odağına, hukuk dilinde karıştırılma ihtimalini ifade eden “iltibas” kavramı yerleşti.

Başsavcılık isim değişikliği için süre verdi

Başvuruyu değerlendiren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, isimlerin karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle YENİ Parti’ye bildirimde bulundu. Parti yönetimine isim değişikliğine gitmesi için 18 Eylül’e kadar süre tanındı.

YENİ Parti’nin verilen süre içinde adını değiştirmemesi üzerine dosya Anayasa Mahkemesine taşındı. Mahkemenin önüne gelen talep, partinin isim ve rumuzunun hükümsüz sayılması ve bunların siyasi partiler sicilinden terkin edilmesiydi. Buradaki “terkin” ifadesi, uyuşmazlığa konu isim ve rumuz kayıtlarının sicilden çıkarılmasını anlatıyordu.

YENİ Parti neden adını değiştirmedi?

YENİ Parti yönetimi, Başsavcılığın bildiriminin ardından isim değişikliği yapmak yerine Anayasa Mahkemesinin değerlendirmesini beklemeyi tercih etti.

Parti kurmaylarının kamuoyuna yansıyan açıklamalarında, iki isim arasındaki ilişkinin Siyasi Partiler Kanunu’nun 96’ncı maddesinde düzenlenen iltibas kapsamında değerlendirilemeyeceği savunuldu. İki partinin kısaltmalarının aynı olmadığı da savunmanın dayanakları arasında gösterildi.

Bu yaklaşımın temelinde, isimler arasında benzerlik bulunduğu iddiasının tek başına adın değiştirilmesini gerektirmediği görüşü vardı. YENİ Parti cephesi, uyuşmazlığın nihai değerlendirmesinin yüksek mahkeme tarafından yapılmasını istedi.

İlk görüşmede savunma süresi tanındı

Anayasa Mahkemesi, dosyayı ilk olarak 29 Eylül 2026 tarihli Genel Kurul toplantısında ele aldı. Bu aşamada esasa ilişkin nihai karar vermeyen mahkeme, YENİ Parti’ye savunmasını sunması için bir ay süre tanıdı.

Partinin savunmasını bu süre dolmadan mahkemeye iletmesinin ardından dosya yeniden Genel Kurul gündemine alındı. Başvurunun 21 Ekim’de görüşüleceği duyuruldu. Böylece Başsavcılığın başlattığı inceleme, partinin savunmasının da dosyaya girmesiyle karar aşamasına ulaştı.

Yenilik Partisi’nin talebi neden reddedildi?

Kararın sonucu ile ayrıntılı hukuki gerekçesi bu noktada birbirinden ayrılıyor.

Kamuoyuna yansıyan karar bilgisi, isim ve rumuzun hükümsüz sayılması yönündeki talebin çoğunluk tarafından kabul edilmediğini ortaya koyuyor. Ancak erişilebilen haberlerde, çoğunluğun ret sonucuna hangi ayrıntılı değerlendirmelerle ulaştığı açıklanmıyor.

Bu nedenle YENİ Parti’nin savunmasında yer alan “kısaltmaların farklı olması” veya “isimlerin karışıklık yaratmaması” görüşlerini doğrudan mahkemenin gerekçesi olarak aktarmak mümkün değil. Bunlar, karar öncesinde parti yönetiminin ileri sürdüğü savunmalar. Mahkemenin bu görüşlerden hangilerini benimsediği, gerekçeli karar üzerinden anlaşılabilecek.

Karar ne anlama geliyor?

Ret kararının doğrudan sonucu, YENİ Parti’nin bu dosya nedeniyle isim ve rumuz değişikliğine gitmek zorunda kalmaması oldu. Yenilik Partisi’nin başvurusuyla başlayan süreçte talep edilen sicilden çıkarma işlemi gerçekleşmedi.

Bununla birlikte kararın oy çokluğuyla alınması, sonucun oybirliğiyle benimsenmediğini gösteriyor. Görüş ayrılığının hangi hukuki noktalarda oluştuğu ve karara katılmayan üyelerin değerlendirmeleri, gerekçeli karar ve varsa karşıoy yazılarının incelenmesiyle açıklığa kavuşacak.

Muhabir: Yusuf Şükrü Eroğlu