TURHAN ÇÖMEZDEN TARIM VE ORMAN BAKANI YUMAKLI’YA SORU:
“BU SIĞIRLARI ÜRETİCİYE HANGİ SAĞLIK ŞARTLARINDA TESLİM ETTİNİZ?”
İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Et ve Süt Kurumu tarafından Uruguay’dan ithal edilerek NADA isimli gemiyle Türkiye’ye getirilen besilik sığırlarla ilgili çarpıcı iddiaları TBMM gündemine taşıdı. Üreticilere teslim edilen bazı hayvanların yoğun biçimde kurumuş dışkıyla kaplı, yürümekte güçlük çeken ve sağlık sorunları yaşar halde olduğu yönündeki görüntülere dikkat çeken Çömez, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya ithalatın maliyetinden gemideki ölümlere, veteriner kontrollerinden hayvan refahına kadar bir takım sorular yöneltti.
“Bu hayvanları üreticiye hangi koşullarda teslim ettiniz?”
Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) kırmızı et arzını güvence altına almak ve besicilerin hayvan ihtiyacını karşılamak amacıyla sürdürdüğü canlı hayvan ithalatı, bu kez Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündeminde. İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, 30 Ağustos 2026 tarihli yazılı soru önergesiyle Uruguay’dan getirilen besilik sığırların Türkiye’ye ulaşana kadar hangi koşullarda taşındığının ve üreticilere hangi sağlık şartlarında teslim edildiğinin açıklanmasını istedi.
Uruguay’dan İskenderun’a uzanan sevkiyat mercek altında
Çömez’in önergesinde yer verdiği bilgilere göre ESK tarafından Uruguay’dan ithal edilen besilik sığırlar, NADA isimli gemiyle Türkiye’ye getirildi ve 30 Temmuz 2026 tarihinde İskenderun Limanı’ndan üreticilere teslim edildi. Ancak teslimatların ardından bazı üreticiler tarafından kamuoyuna ulaştırıldığı belirtilen görüntü ve açıklamalar, ithal hayvanların sağlık ve taşıma koşullarına ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.

Üreticilerin şikâyetlerine ne diyeceksiniz?
Çömez, söz konusu görüntülerde bazı hayvanların vücutlarının yoğun ve kurumuş dışkı tabakasıyla kaplı olduğunu, bazılarının ayakta durmakta ve yürümekte güçlük çektiğini, bazı hayvanlarda ise ayak ve tırnak sorunlarının görüldüğünü belirtti. Daha da dikkat çekici iddia ise üreticilerin teslimattan sonra yaşadıklarını aktardıkları bölümde yer aldı. Önergeye göre bazı üreticiler, teslim aldıkları hayvanlardan bazılarının öldüğünü, bazılarının ise daha besiye alınamadan veteriner tedavisine ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
“Hayvanlar haftalarca hangi koşullarda taşındı?”
Çömez, kıtalararası canlı hayvan taşımacılığının yalnızca ticari bir faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çekerek, hayvan refahı konusunu önergesinin merkezine taşıdı. Haftalar sürebilen deniz yolculuklarında hayvanlara yeterli alan sağlanıp sağlanmadığının, temiz koşullarda tutulup tutulmadıklarının, yeterli su ve yeme ulaşıp ulaşamadıklarının ve gemideki havalandırma koşullarının açıklanmasını isteyen Çömez; yolculuk sırasında hastalanan veya yaralanan hayvanlara nasıl müdahale edildiğini de sordu. Önergede, gemide hayvan başına ayrılan alanın kaç metrekare olduğu ve bunun hangi ulusal ya da uluslararası hayvan refahı standardına göre belirlendiğinin açıklanması istendi. Ayrıca yolculuk boyunca kaydedilen en yüksek sıcaklık ve nem değerleri ile hayvanlara günlük olarak verilen yem ve su miktarlarının da kamuoyuyla paylaşılması talep edildi.
En çarpıcı soru: Dışkı da tartılıp üreticiye mi satıldı?
Çömez’in önergesindeki en dikkat çekici başlıklardan biri ise hayvanların üreticilere satış yöntemiyle ilgili. ESK’nın hayvanları üreticilere canlı kilogram üzerinden sattığına işaret eden Çömez, kamuoyuna yansıdığı belirtilen görüntülerde hayvanların vücutlarında görülen yoğun ve kurumuş dışkının tartım sırasında hayvanların ağırlığına dâhil edilip edilmediğini sorguladı. Bu durum, önergenin ortaya koyduğu iddialar doğruysa, önemli bir ekonomik soruyu da beraberinde getiriyor: Üretici yalnızca hayvanın gerçek canlı ağırlığının mı, yoksa hayvanın üzerinde bulunan dışkı ve diğer materyallerin ağırlığının da parasını mı ödedi?
Gemiye kaç sığır bindi, Türkiye’ye kaçı canlı ulaştı?
Soru önergesinde NADA gemisinin yolculuğu da ayrıntılı şekilde mercek altına alındı. Çömez, Uruguay’da gemiye yüklenen hayvan sayısıyla İskenderun Limanı’nda canlı olarak tahliye edilen hayvan sayısının ayrı ayrı açıklanmasını istedi. Böylelikle yolculuk sırasında herhangi bir hayvan kaybı yaşanıp yaşanmadığının ortaya çıkarılmasını isteyen Çömez, “Deniz yolculuğu sırasında kaç hayvan ölmüştür? Ölüm oranı yüzde kaçtır?” sorularını yöneltti. Varsa ölümlerin nedenlerinin veteriner hekimler tarafından belirlenip belirlenmediğini de soran Çömez; yolculuk sırasında hastalanan, yaralanan, topallık veya ayak-tırnak problemi gelişen hayvanların sayısının açıklanmasını talep etti.
Gemide kaç veteriner vardı?
Canlı hayvanların haftalar süren deniz yolculuğunda sağlık gözetiminin nasıl gerçekleştirildiği de önergenin önemli başlıklarından biri oldu. NADA gemisinde hayvan sağlığından sorumlu kaç veteriner hekim veya hayvan sağlığı personelinin görev yaptığını soran Çömez, günlük hastalık, ölüm, yaralanma ve tedavi kayıtlarının tutulup tutulmadığını gündeme getirdi. Çömez ayrıca gemide dışkının temizlenmesi için nasıl bir sistem uygulandığını ve hayvanların haftalar boyunca kendi dışkılarıyla yoğun temas halinde kalmasını engellemek amacıyla hangi tedbirlerin alındığını öğrenmek istedi.
İthalatın faturası da TBMM gündeminde
Önerge yalnızca hayvanların sağlık ve refah koşullarını değil, ithalatın ekonomik boyutunu da kapsıyor. Çömez; hayvanların satın alınması, navlun, sigorta, veteriner hizmetleri, liman, tahliye, gümrükleme ve diğer bütün giderler dâhil olmak üzere sevkiyatın toplam maliyetinin hem ABD doları hem de Türk lirası cinsinden açıklanmasını istedi. Bir hayvanın Türkiye’ye teslim edilene kadar ortalama maliyetinin kaç TL olduğu ve canlı kilogram başına ithalat maliyetinin ne kadar gerçekleştiği de Bakan Yumaklı’ya yöneltilen sorular arasında. NADA gemisinin sahibi ve işletmecisinin hangi şirketler olduğu ile taşıma hizmeti karşılığında ne kadar ödeme yapıldığı da soruldu.
Hayvanları kim seçti, hangi şirketten alındı?
Çömez, ithalatın tedarik ayağının da şeffaflaştırılmasını istedi. Hayvanların Uruguay’ın hangi bölgelerinden ve hangi çiftliklerden temin edildiğini soran Çömez; ihracatçı ve tedarikçi şirketlerin unvanlarının, ESK’nın hangi şirketlerle sözleşme yaptığının ve hangi satın alma yönteminin kullanıldığının açıklanmasını talep etti. İhale gerçekleştirildiyse ihaleye kaç firmanın katıldığı, firmaların hangi teklifleri sunduğu ve işlemin hangi bedelle sonuçlandığı da Bakanlığın cevaplaması istenen sorular arasında yer aldı.
“Bakanlık görüntüleri inceledi mi?”
Çömez’in soru önergesinde kamuoyuna yansıdığı belirtilen görüntüler için de ayrı bir bölüm açıldı. Bakanlığın söz konusu görüntüleri inceleyip incelemediğini soran Çömez, görüntülerdeki hayvanların gerçekten NADA gemisiyle Uruguay’dan getirilen sığırlar olup olmadığının tespit edilmesini istedi.
Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından Tarım ve Orman Bakanlığı veya ESK tarafından herhangi bir idari inceleme ya da soruşturma başlatılıp başlatılmadığı da soruldu.
Gözler bakan Yumaklı’nın vereceği yanıtta
İYİ Partili Turhan Çömez’in TBMM gündemine taşıdığı dosya; kamu kaynaklarının kullanımı, canlı hayvan ithalatının maliyeti, hayvan refahı, veteriner denetimleri ve üreticinin uğradığı iddia edilen zararlar olmak üzere birbiriyle bağlantılı birçok tartışmayı beraberinde getirdi. Önergede Uruguay’da yükleme öncesinde yapılan sağlık kontrollerinden Türkiye adına bölgede görevlendirilen veterinerlere, bulaşıcı hastalık testlerinden İskenderun Limanı’ndaki muayenelere kadar ithalat zincirinin hemen her aşamasına ilişkin bilgi istendi.
Şimdi gözler Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın vereceği yanıta çevrildi.




