Kamuoyunda "fon vurgunu" olarak bilinen büyük finansal soruşturmada tarihi bir gelişme yaşandı. Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, İstanbul Adliyesi'nde savcılık tarafından sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından resmen tutuklandı. İfade vermek üzere adliyeye oldukça rahat ve güleryüzlü bir şekilde giriş yapan Kaya, tutuklama kararının yüzüne okunmasının ardından gözyaşlarına hakim olamadı.
Aynı dosyada şüpheli sıfatıyla yer alan eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise yurtdışına çıkış yasağı ve imza şartı içeren adli kontrol hükümleriyle serbest bırakıldı.
Kelepçe Getiren "İçeriden Bilgi" Dosyası
Yargı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Fatma Betül Sayan Kaya’nın cezaevine gönderilmesindeki en somut delil, "insider trading" (içeriden bilgi alarak usulsüz işlem yapma) tespiti oldu. Savcılığın mahkemeye sunduğu sevk yazısındaki şok detaylar şu şekilde:
1 Gün Önce Kaçış: Kaya'nın, borsa yatırım fonlarına yönelik tasfiye kararının resmi olarak açıklanmasından tam bir gün önce elindeki tüm hisseleri satma kararı aldığı belirlendi.
Kişiye Özel Işık Hızı Takas: Normal borsa prosedürlerinde satılan hisselerin parasının iki iş günü (T+2) takasta beklemesi zorunluyken, Kaya'nın parasının finansal risk oluşmaması adına aracı kurum (TERA) tarafından aynı gün (T+0) hesabına aktarıldığı saptandı.
Yargının Ağır Suçlaması: Savcılık makamı, hayatında ilk kez borsada bu ölçekte işlem yapan birinin bu zamanlamayı tutturmasının imkansız olduğunu, kamuya açıklanmamış gizli kurumsal bilgileri içeriden sızdırarak devasa bir finansal vurgundan kaçtığını vurguladı.
Şamil Tayyar: "Aşırı Hırs ve Kibir Felakete Sürükler"
Tutuklama kararının ardından sosyal medya hesabından çarpıcı bir açıklama yapan AK Partili eski milletvekili Şamil Tayyar, adli tespiti son derece yerinde bulduğunu söyledi. Tayyar, "Fatma Betül Sayan Kaya, tüm siyasilerin ders alması gereken bir örnektir. Doyumsuzluğun, aşırı hırs ve kibir bileşenlerinin insanları nasıl felakete sürüklediğini gösteriyor. Tabii anlayana..." ifadelerini kullanarak, geçmişte bu usulsüzlüklere göz yuman kamu görevlilerinin de soruşturulması gerektiğini savundu.




