Murat Ağırel’den Metris’ten açıklama:

“Güneşi gösterdiğim için suçluyum”

Gazeteci Murat Ağırel, cezaevinden kaleme aldığı metinde, kendisine ulaştırılan iddiaları araştırdığını ancak belgelerin doğruluğunu teyit edemediği için haberleştirmediğini belirtti. Ağırel, soruşturmada kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek yaptığı işlemlerin gazetecilik faaliyeti olduğunu savundu.

Metris Cezaevi’nde bulunan gazeteci Murat Ağırel, tutuklanmasına uzanan sürece ilişkin açıklama yaptı. Kendisine gönderilen ihbarları, belgeleri doğrulama girişimlerini ve iddiaların muhataplarıyla kurduğu temasları anlatan Ağırel, yayımlamadığı bir haber üzerinden suçlandığını ileri sürdü.

Ağırel, metninde “Her zaman olduğu gibi bana ulaşan bir ihbarı araştırdım. Belgelemeye çalıştım. Ancak yapmadığım bir haber nedeniyle evet Metris’teyim” ifadelerini kullandı.

Sürecin başlangıcını fon tartışmalarına bağladı

Ağırel, yaşadıklarını anlatmaya Meclisteki fon tartışmalarından başladı. Ümit Özlale’nin iki bakanın fon skandalıyla bağlantılı olduğunu söylediğini aktaran Ağırel, bunun üzerine araştırma yaptığını ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın Hedef Portföy’de hesabı bulunduğuna ilişkin bilgi paylaştığını belirtti.

Bolat’ın kendisine atfettiği para yatırma ve kazanç tutarlarına ilişkin cümleyi kurmadığını savunan Ağırel, bakanın suç duyurusunun ardından İsmail Saymaz ile birlikte ifadeye çağrıldıklarını anlattı.

İlk aşamada yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğüyle serbest bırakıldıklarını, sonrasında adli kontrolün ev hapsine çevrildiğini belirten Ağırel, bu süreçte kendisine yönelik bir kampanya yürütüldüğünü ileri sürdü.

Bağımlılıkla mücadele için “UMUT” sahnelendi
Bağımlılıkla mücadele için “UMUT” sahnelendi
İçeriği Görüntüle

“Suçlamanın ayrıntılarını dördüncü gün öğrendim”

Ağırel, daha sonra bir cuma günü saat 06.00’da evine gelen mali şube ekiplerince gözaltına alındığını ve evinde arama yapıldığını aktardı. Aramada bilgisayarına ve tabletine el konulduğunu söyledi.

Emniyette ifadesinin gözaltının dördüncü gününde alındığını belirten Ağırel, suçlamanın ayrıntılarını bu aşamada öğrendiğini ifade etti. Kendi anlatımına göre soruşturmada, kendisine gönderilen belgeleri haberleştirmediği ve bunları Sarıgül ailesine ilettiği iddiası gündeme getirildi.

Ağırel, hakkındaki suçlamayı metninde “örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım” olarak aktardı ve bu iddiayı reddetti.

Almanya’daki görüşme ve belge talebi

Ağırel’in anlatımına göre, Almanya’da bulunduğu sırada bir avukat aracılığıyla Sinan Çampınar isimli kişiyle görüştü. Çampınar’ın önce Osman Gökçek hakkında mali iddialar dile getirdiğini, ardından Sarıgül ailesine ilişkin başka iddiaları gündeme taşıdığını belirtti.

Çampınar’ın, Sarıgül hakkındaki dosyayı haberleştirmesi karşılığında Gökçek’e ilişkin belgeleri vereceğini söylediğini ileri süren Ağırel, bu koşulu kabul etmediğini ifade etti.

Türkiye’ye döndükten sonra kendisine video ve fotoğraflar gönderildiğini anlatan Ağırel, bunları iddiaları doğrulamaya yeterli bulmadığını ve ek belge istediğini kaydetti.

“Belgeleri doğrulamadan yayımlamadım”

Ağırel, araştırması sırasında kendisine iletilen mahkeme dosyasını ve şirket evraklarını incelediğini belirtti. Denizli’deki bir davanın Emir Sarıgül lehine sonuçlandığını tespit ettiğini söyleyen Ağırel, şirketlere ve para transferlerine ilişkin belgelerde de ciddi sorunlarla karşılaştığını ileri sürdü.

Daha sonra iki dekont gönderildiğini aktaran Ağırel, bunları doğrulatmak ve iddiaları karşı tarafa sormak istediğini muhataplarına bildirdiğini ifade etti. Almanya üzerinden yaptırdığı incelemelerde dekontların gerçek olmadığı yönünde yanıt aldığını savundu.

Ağırel, Osman Gökçek’i de arayarak hakkındaki iddiaları sorduğunu ve Gökçek’in bunları reddettiğini aktardı. Bu iddialar ve belgelerin niteliğine ilişkin değerlendirmeler, Ağırel’in açıklamasındaki anlatıma dayanıyor.

Avukatlarla görüşmesini anlattı

Sarıgül ailesinin avukatlarının, araştırmadan haberdar olmalarının ardından kendi avukatı üzerinden kendisine ulaştığını belirten Ağırel, görüşmede sorular yönelttiğini ve belge talep ettiğini söyledi.

Kendisine banka hesap dökümleri getirildiğini, şüpheli bulduğu transfer belgelerinin ise karşı tarafça da reddedildiğini aktaran Ağırel, bu temasın haber araştırmasının bir parçası olduğunu savundu.

Metninde bazı mesaj görüntülerini de paylaştığını belirten Ağırel, yeni belgeler istemesine rağmen iddiaları doğrulayacak yanıtlar alamadığını ifade etti.

İsimlerle örgütsel ilişki kurduğu iddiasını reddetti

Ağırel, soruşturmada adı geçen kişilerle ilişkisine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Mustafa Sarıgül ile deprem bölgesinde kısa süreli karşılaştığını, Ömer Sarıgül’ü ise daha önce yaptığı bir haber nedeniyle aradığını belirtti. Aylin Kotil ile bir kitap fuarında karşılaşmış olabileceklerini ifade etti.

Bu temasların örgütsel ilişki olarak yorumlanmasına karşı çıkan Ağırel, haber kaynaklarıyla görüşmenin, belge istemenin ve iddiaların muhataplarına soru yöneltmenin gazetecilik faaliyetinin parçaları olduğunu vurguladı.

Açıklamasının sonunda, doğruluğundan emin olmadığı bilgileri yayımlamamasının mesleki ve vicdani bir tercih olduğunu belirten Ağırel, kamuoyuna karşı sorumluluğunu gözettiğini savundu.

Muhabir: Civan Hüseyin Demir