Metin Ergun’dan narenciye uyarısı:
“Üreticiyi korumadan üretimi koruyamazsınız”
İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, narenciyede yükselen maliyetlere karşılık bahçede verilen fiyatların üreticiyi zarara sürüklediğini söyledi. Bazı erkenci mandalina çeşitleri ve Mayer limon için kilogram başına 8–12 lira teklif edildiğini belirten Ergun, üreticinin korunması için beş başlıkta önlem çağrısı yaptı.
Muğla’da narenciye üreticilerinin yaşadığı ekonomik sorunlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündeme taşındı. Düzenlediği basın toplantısında Köyceğiz, Ortaca, Dalaman ve Fethiye’deki üreticilerin durumuna dikkat çeken İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, satış fiyatlarıyla üretim giderleri arasındaki farkın tarımın devamlılığını tehdit ettiğini ifade etti.
Hasat döneminde üreticinin ürününü satarken dahi zarar etme riskiyle karşılaştığını belirten Ergun, mazot, gübre, zirai ilaç, işçilik ve nakliye giderlerinin bahçe sahiplerinin yükünü artırdığını kaydetti.
Bahçede 8–12 liralık teklif, üreticide maliyet kaygısı
Bazı erkenci mandalina çeşitleriyle Mayer limonun bahçedeki kilogram fiyatı için 8 ila 12 lira arasında teklifler verildiğini aktaran Ergun, bu tutarların üretim maliyetlerini karşılamaya yetmediğini savundu.
Üreticinin bakım, hasat ve satış süreçlerinin her aşamasında ekonomik baskı altında olduğunu dile getiren Ergun, emeklerinin karşılığını alamayan çiftçilerin gelecek sezon için de belirsizlik yaşadığını söyledi.
Bakım yapmak da ürünü dalında bırakmak da kayıp
Narenciye üreticisinin bir açmazla karşı karşıya kaldığını belirten Ergun, bahçeye bakım yapıldığında giderlerin karşılanamadığını, bakımın aksatılması hâlinde ise ağaçların zarar görebileceğini ifade etti.
Hasat sırasında toplama ve nakliye masraflarının devreye girdiğini hatırlatan Ergun, ürünün dalında bırakılmasının da üretici açısından kayıp anlamına geldiğini vurguladı. Ergun’a göre bu tablo, yalnızca mevcut sezonun gelirini değil, gelecek yıllardaki üretim kapasitesini de riske atıyor.
İhracatta alternatif pazar çağrısı
Ürünlerin değerinde satılabilmesi için pazarlama ve ihracat olanaklarının geliştirilmesini isteyen Ergun, Rusya ve Ukrayna pazarlarındaki savaş ve istikrarsızlığa dikkat çekti.
Üreticinin bu iki pazara bağımlı bırakılmaması gerektiğini söyleyen Ergun, mevcut ihracat bağlantıları korunurken yeni pazarların da oluşturulması çağrısında bulundu. Gümrük süreçlerinin hızlandırılması ve taşımacılık maliyetlerinin azaltılması için Ticaret Bakanlığının sektör temsilcileriyle birlikte çalışması gerektiğini belirtti.
Geçmiş alacaklar, yeni sezonun önünde engel
Finansmana erişim güçlüğünün üreticinin sorunlarını derinleştirdiğini ifade eden Ergun, önceki sezonlardan kalan alacaklarını zamanında tahsil edemeyen çiftçilerin yeni dönemin bakım ve ilaçlama giderlerini karşılamakta zorlandığını aktardı.
Üreticilerin bu sorunları tek başına çözmesinin beklenemeyeceğini vurgulayan Ergun, “Üreticiyi korumadan tarımsal üretimi korumak mümkün değildir” dedi.
Narenciye için beş başlıkta çözüm önerisi
Ergun, İYİ Parti’nin çözüm önerilerini şu başlıklarda sıraladı:
-
Maliyeti esas alan fiyatlandırma: Üretim giderlerini karşılayacak fiyat ve destek mekanizmaları kurulması, zararına satışın önlenmesi.
-
Doğrudan girdi desteği: Mazot, gübre, zirai ilaç ve sulama giderlerine yönelik desteklerin artırılması.
-
İhracat olanaklarının genişletilmesi: Alternatif pazarlar bulunması, gümrük işlemlerinin hızlandırılması ve nakliye maliyetlerinin düşürülmesi.
-
Toplu tüketim kanallarının kullanılması: Okul, kışla ve hastane gibi kurumların narenciye ürünlerinin değerlendirilmesine katkı sunması.
-
Depolama ve işleme altyapısı: Muğla ve çevre illerde soğuk zincirin geliştirilmesi, Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgelerinin sayısının artırılması.
Ergun, narenciye üretiminin sürdürülebilmesi için üreticinin gelirini koruyan ve pazara erişimini güçlendiren adımların birlikte atılması gerektiğini ifade etti.





