SEYDİKEMER’DE “ÇALIŞMADAN MAAŞ” İDDİASI: 95 BİN TL’LİK ÖDEMEYE KİM GÖZ YUMUYOR?
Seydikemer’de bir kamu çalışanının görev yerinde düzenli olarak bulunmadığı hâlde aylık yaklaşık 95 bin TL net maaş aldığı yönündeki iddialar, iki ayrı şikâyetle yetkili mercilere taşındı. Başvurularda puantajların, görevlendirme yazılarının, kurum giriş-çıkış kayıtlarının ve tarihli sosyal medya paylaşımlarının karşılaştırılması istendi. İddiaların doğrulanması hâlinde dosyanın yalnızca ilgili personeli değil, maaş ödemesini mümkün kılan denetim ve onay zincirini de kapsayabileceği belirtiliyor.

Kim bu çalışmadan maaş alan kişi?
Seydikemer Postası tarafından sosyal medya platformu facebook’ta paylaşılan bir habere göre Seydikemer’de görev yapan bir kamu çalışanı hakkında dile getirilen “fiilen çalışmadan maaş aldığı” iddiası kamuoyunda cevap bekleyen ciddi sorular doğurdu.
Bu kişinin çalıştığı kurumda bu usulsüzlüğe kimler göz yumuyor?
Yetkili makamlara yapıldığı belirtilen iki ayrı şikâyette, söz konusu personelin görevlendirildiği kurumlarda düzenli olarak bulunmamasına rağmen kamu bütçesinden aylık yaklaşık 95 bin TL net maaş almaya devam ettiği ileri sürüldü. Başvurularda ayrıca personelin kamu görevinin dışında kendi ticari faaliyetlerini yürüttüğü iddiasına da yer verildi.
Henüz resmî bir inceleme sonucuyla doğrulanmayan bu iddialar, artık yalnızca “Personel işe geliyor mu?” sorusuyla sınırlı değil. Kamuoyunun asıl cevabını beklediği soru şu: Eğer personel görevini fiilen yerine getirmediyse, maaşı hangi kayıt ve onaylara dayanılarak ödendi?
Kayıtlar incelenirse gerçek ortaya çıkacaktır
İddiaların açıklığa kavuşturulması için yalnızca tanık anlatımlarına dayanılması gerekmiyor. Kamu kurumlarının elindeki puantajlar, görevlendirme yazıları, izin belgeleri, giriş-çıkış kayıtları ve mevcutsa güvenlik kamerası görüntüleri önemli veriler sunabilir.
Şikâyetlerde, ilgili kişinin kamuya açık sosyal medya hesaplarındaki tarihli paylaşımların da bazı günlerde nerede bulunduğuna ilişkin dikkat çekici bilgiler içerdiği öne sürülüyor.
Bu nedenle şu soruların yanıtlanması bekleniyor:
Puantajlarda “görevde” görünen tarihler ile kamuya açık sosyal medya paylaşımları karşılaştırılacak mı?
Kurum giriş-çıkış kayıtları ve kamera görüntüleri incelenecek mi?
Personelin görevlendirildiği kurumda hangi günler bulunduğu resmî belgelerle ortaya konulacak mı?
Gerekli görülürse HTS ve baz istasyonu kayıtları için yetkili adli mercilerden talepte bulunulacak mı?
Bu kayıtların hukuka uygun şekilde incelenmesi, hem iddiaların doğruluğunu ortaya çıkarmak hem de hakkında şikâyet bulunan kişinin zan altında kalmasını önlemek açısından önem taşıyor.
Puantajı kim hazırladı, kim onayladı?
İddialar doğruysa ortada yalnızca bir personelin kişisel sorumluluğu bulunmuyor. Çünkü kamuda maaş ödemeleri belirli bir kayıt, denetim ve onay sürecinin ardından gerçekleştiriliyor. Bu durumda cevaplanması gereken sorular daha da ağırlaşıyor:
1. Puantajları kim hazırladı? Kim imzaladı? Kim kontrol etti?
2. Görevlendirilen personelin görev yerine gelip gelmediği düzenli olarak takip edildi mi?
3. Devamsızlık söz konusuysa üst makamlara bildirim yapıldı mı?
4. Yapılmadıysa bunun gerekçesi neydi?
5. Durum bilindiği hâlde ödeme sürdürüldüyse kimler buna göz yumdu?
Eğer çalışılmayan günler “çalışılmış” gibi gösterildiyse, incelemenin yalnızca maaşı alan kişiyle sınırlı tutulmaması; belgeyi hazırlayan, onaylayan ve ödemeye esas kabul eden görevlileri de kapsaması gerekiyor.
Bir tarafta KPSS kuyruğunda gençler, diğer tarafta 95 bin TL iddiası
Meselenin hukuki ve idari boyutunun yanında kamu vicdanını yaralayan bir yönü de bulunuyor. Üniversite mezunu binlerce genç, bir kamu kadrosuna yerleşebilmek için yıllarca KPSS’ye hazırlanıyor. Aileler çocuklarının eğitimi için büyük fedakârlıklar yapıyor; gençler yalnızca birkaç puan daha yüksek alabilmek için aylarını kitap başında geçiriyor.
Bir tarafta kamu hizmetine girebilmek için yıllarını veren gençler, diğer tarafta ise görevini düzenli olarak yerine getirmediği hâlde her ay yaklaşık 95 bin TL net maaş aldığı ileri sürülen bir kamu çalışanı… Resmî inceleme sonunda bu iddiaların doğru olduğu belirlenirse, bunun yalnızca kamu zararına değil, kadro bekleyen gençlerin emeğine ve adalet duygusuna da verilmiş ağır bir zarar olacağı açıktır.
Vatandaşın vergisinin hesabı sorulacak mı?
Kamu çalışanlarının maaşı vatandaşın ödediği vergilerden karşılanıyor. Esnaf kazancından, çiftçi üretiminden, işçi ücretinden vergi ödüyor. Emekli geçim mücadelesi verirken, asgari ücretli ay sonunu getirmeye çalışırken kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı daha da büyük önem taşıyor. Bu nedenle vatandaşın şu soruyu sorması son derece doğaldır:
· Bir kişi kamu hizmeti vermeden maaş alıyorsa ve bu durumu denetlemekle yükümlü olanlar gerekli işlemleri yapmıyorsa, bunun adı nedir?
· İddialar doğruysa oluşan kamu zararı hesaplanacak mı?
· Haksız ödeme yapıldığı belirlenirse tahsil yoluna gidilecek mi?
· İhmali veya sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında idari ve adli işlem başlatılacak mı?
Dosyadan başka isimler de çıkabilir mi?
Soruşturmanın cevaplaması gereken önemli konulardan biri de iddiaların tek bir personelle sınırlı olup olmadığı. Seydikemer’de farklı kurumlara görevlendirilen ancak kâğıt üzerinde çalışıyor görünmesine rağmen fiilen görev yapmadığı ileri sürülebilecek başka personeller var mı? Bir personelin puantajları incelenecekse benzer görevlendirmeler de denetlenmeli. Bir kişinin giriş-çıkış kayıtlarına bakılacaksa aynı yöntemle görevlendirilen diğer personelin kayıtları da karşılaştırılmalı.
Şikâyetler soruşturmaya dönüşecek mi?
Ortada iki ayrı şikâyet bulunduğu belirtiliyor. İncelenebilecek puantajlar, görevlendirme belgeleri, kurum kayıtları ve kamuya açık tarihli sosyal medya paylaşımları var. Şimdi gözler yetkili makamlara çevrilmiş durumda:
· İddialar hakkında resmî soruşturma başlatılacak mı?
· Puantajları hazırlayan ve onaylayan görevlilerin ifadeleri alınacak mı?
· Kurum yöneticilerinin durumdan haberdar olup olmadığı araştırılacak mı?
· Haksız ödeme tespit edilirse kamu zararı sorumlularından tahsil edilecek mi?
· Benzer durumda olabilecek başka personel bulunup bulunmadığı incelenecek mi?
· Yoksa kamu vicdanını yaralayan bu iddialar cevapsız bırakılarak dosyanın kapanmasına mı izin verilecek?
Bu artık sadece bir personel dosyası değil
Kesinleşmiş bir yargı kararı veya tamamlanmış bir idari soruşturma bulunmadan hiç kimse suçlu ilan edilemez. Bu nedenle ilgili kişilerin isimlerinin yayımlanmaması ve masumiyet karinesinin korunması gerekiyor. Ancak aynı hassasiyet, kamu kaynaklarının korunması konusunda da gösterilmeli. Çünkü bu dosya artık yalnızca bir personelin işe gidip gitmediği meselesi değildir. Mesele, çalışılmadığı hâlde maaş ödenip ödenmediğidir. Mesele, böyle bir ödeme yapıldıysa buna kimlerin onay verdiğidir. Mesele, denetim görevini yerine getirmeyenlerin bulunup bulunmadığıdır. Mesele, aynı durumda başka personelin olup olmadığıdır.





