YAPILAN BU OPERASYONLAR TÜKETİCİNİN CEBİNE YANSIYACAK MI?
Yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları iddia edilen büyük dağıtıcı firmalara yönelik 22 ilde başlatılan operasyon, tarladan market rafına uzanan fiyat zincirini yeniden gündeme taşıdı.
Soruşturma, piyasanın daha şeffaf işlemesi açısından önemli görülürken asıl merak edilen soru şu: Operasyon, vatandaşın sofrasına daha ucuz sebze ve meyve olarak yansıyacak mı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları yapay biçimde yükselttikleri ve haksız kazanç sağladıkları iddia edilen 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi.

Operasyon kapsamında 22 ilde bulunan toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı aramalar gerçekleştirildi. Soruşturmanın Antalya’nın önemli üretim merkezlerinden Kumluca’ya da uzandığı belirtilirken ilçedeki şüphelilerin ve şirketlerin kimlikleri hakkında henüz ayrıntılı bir resmî açıklama yapılmadı.
Soruşturma devam ettiği için şüpheliler hakkındaki suçlamaların henüz kesinleşmediğinin ve masumiyet karinesinin geçerli olduğunun altını çizmek gerekiyor.
TARLADAN MARKETE UZANAN FİYAT FARKI MERCEK ALTINDA
Soruşturmanın merkezinde, üreticiden düşük bedelle alınan yaş sebze ve meyvenin tüketiciye ulaşıncaya kadar neden birkaç kat pahalandığı sorusu bulunuyor. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığının Hal Kayıt Sistemi ile Tarım ve Orman Bakanlığının Çiftçi Kayıt Sistemi verilerinin incelendiği, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu tarafından kapsamlı raporlar hazırlandığı bildirildi.
1029 çiftçinin beyanına başvuruldu
Yaklaşık 1029 çiftçinin beyanına başvurularak ürünlerin hangi fiyatla ve hangi şartlarla tedarikçilere satıldığı araştırıldı. Üreticilerin beyanları ile firmaların alış ve satış kayıtlarının karşılaştırıldığı soruşturmada, bazı büyük tedarikçilerin gerçek dışı maliyet oluşturduğu ileri sürüldü.
Sahta müstahsil makbuzları da soruşturuluyor
Bazı firmaların ürün arzını olduğundan düşük, alış maliyetlerini ise olduğundan yüksek gösterdikleri; sahte müstahsil makbuzları ve gerçeğe aykırı belgeler aracılığıyla fiyatları yukarı yönlü etkiledikleri iddiaları soruşturuluyor.
ÜRETİCİ UCUZA SATIYOR, TÜKETİCİ PAHALIYA ALIYOR
Türkiye’de yaş sebze ve meyve piyasasının en büyük çelişkilerinden biri, üreticinin düşük fiyattan şikâyet ederken tüketicinin yüksek fiyatlardan yakınmasıdır. Çiftçi, ürününü maliyetinin biraz üzerinde satabilmek için mücadele ediyor. Tüketici ise aynı ürünü pazarda ve markette üreticinin satış fiyatının birkaç katına satın almak zorunda kalıyor.
OPERASYON FİYATLARI HEMEN DÜŞÜRÜR MÜ?
Operasyonun ardından sebze ve meyve fiyatlarının bir anda düşmesini beklemek doğrusu pek de gerçekçi bir durum değil. Çünkü gözaltı ve arama kararları, fiyatların oluşumunu etkileyen bütün sorunları tek başına ortadan kaldırmaz. Üretim maliyetleri, döviz hareketleri, akaryakıt fiyatları, mevsim şartları, ürün miktarı, ihracat talebi, nakliye ve perakende giderleri fiyatlar üzerindeki etkisini sürdürecektir.
Buna karşılık soruşturmada öne sürülen fiyat manipülasyonu yöntemlerinin engellenmesi, piyasadaki yapay fiyat artışlarını sınırlandırabilir. Büyük firmaların piyasa hâkimiyetlerini kullanarak arzı kontrol etmelerinin önüne geçilmesi hâlinde daha rekabetçi bir fiyat düzeni oluşabilir.
Böyle bir sonuç, özellikle dar ve sabit gelirli vatandaşlar açısından büyük önem taşıyor. Çünkü sebze ve meyve, ertelenebilecek lüks harcamalar değil, temel beslenmenin vazgeçilmez ürünleri arasında bulunuyor.
TÜKETİCİ FAYDAYI MARKET ETİKETİNDE GÖRMEK İSTİYOR
Takdir edilmelidir ki operasyonun başarısı, yalnızca kaç iş yerinde arama yapıldığı veya kaç kişinin gözaltına alındığıyla ölçülemez. Vatandaş açısından gerçek başarı, soruşturmanın sonuçlarının pazar ve market fiyatlarına yansımasıdır. Eğer fiyatları yapay biçimde yükselten uygulamalar ortadan kaldırıldığı hâlde raf fiyatları değişmezse ortaya çıkan kazancın zincirdeki başka aktörlere aktarılıp aktarılmadığı sorusu gündeme gelecektir.
GIDA ENFLASYONUNA ETKİSİ NE OLUR?
Yaş sebze ve meyve fiyatları, Türkiye’de gıda enflasyonunu doğrudan etkileyen önemli kalemler arasında yer alıyor. Bu ürünlerde yaşanan sert fiyat artışları yalnızca pazar filesini değil, lokantadan yemek fabrikasına, otelden okul kantinine kadar çok geniş bir alanı etkiliyor. Sebze ve meyve fiyatlarının yükselmesi restoranların, kafelerin, otellerin ve toplu yemek şirketlerinin maliyetlerini artırıyor. Bu artış da kısa süre içinde yemek fiyatlarına yansıyor. Böylece tedarik zincirindeki yapay bir fiyat hareketi, yalnızca domatesin veya biberin etiketini değil, genel hayat pahalılığını da büyütüyor.
PİYASADA KISA VADELİ DALGALANMA YAŞANABİLİR
Operasyonun kısa vadede bazı olumsuz etkileri de olabilir. Soruşturma kapsamındaki büyük tedarikçi firmaların faaliyetlerinin aksaması veya geçici olarak durması hâlinde ürün alımlarında ve sevkiyatlarda sorun yaşanabilir. Yaş sebze ve meyve kısa sürede bozulabildiği için tedarik zincirindeki küçük bir kesinti bile üreticinin zarar etmesine veya bazı bölgelerde geçici fiyat artışlarına neden olabilir. Bu nedenle hukuki süreç yürütülürken piyasanın düzenli şekilde işlemesini sağlayacak tedbirlerin de alınması gerekiyor. Soruşturma kapsamındaki firmaların oluşturduğu boşluk, yeni bir tekelleşmeye veya ürünlerin üreticinin elinde kalmasına yol açmamalı.
DÜRÜST ÇALIŞAN ARACILAR İÇİN YENİ BİR DÖNEM
Üretici ile tüketici arasında bulunan her tüccarı, komisyoncuyu veya dağıtıcıyı suçlu gibi göstermek doğru değildir elbette. Ürünün toplanması, sınıflandırılması, paketlenmesi, taşınması ve satış noktalarına ulaştırılması ciddi bir organizasyon gerektiriyor. Bu işleri kurallara uygun biçimde yapan aracılar, piyasanın sağlıklı çalışması için gerekli bir görev üstleniyor. Operasyon sonucunda kayıt dışı çalışan, sahte belge düzenleyen veya piyasa gücünü kötüye kullanan yapılar ortadan kaldırılırsa dürüst çalışan firmalar açısından daha adil bir rekabet ortamı oluşabilir.




