Ne yalan söyleyeyim, bu kadar abartılı, bu kadar özünden koparılmış bir seçim sürecine daha önce şahit olmamıştım...
KAYBEDENİN OLGUNLUĞU KAZANANIN ZAFERİNİ GÖLGELER Mİ?
Nihayetinde bir seçimdi yaşanan...
Bir ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı seçilmeyecekti, seçilecek olan bir ilçenin ticaret odası başkanıydı...
En azından biz öyle bakıyorduk mevzuya, ama öyle değilmiş...
Gün oldu sokaklar beyaza büründü...
Gün oldu caddeler maviye dönüştü...
Dükkanlarda sarılmadık esnaf, ofislerde yapışmadık tüccar bırakılmadı...
Ne yalan söyleyeyim, bu kadar abartılı, bu kadar özünden koparılmış bir seçim sürecine daha önce şahit olmamıştım...
Sosyal medya savaşları günün her vakti ekranlarımızda yer buldu...
Pek dişe dokunur bir projeden söz edilmemiş olsa da açıklamalar havalarda uçuşuyordu...
Sanayi esnafı hangi cıvatayı nereye taktığını unuttu adeta gelip giden ziyaretçilerden...
El ense çeken mi istersin, enseye şaplak atıp bağıran mı istersin...
Sarılıp havaya kaldırıp virgülsüz sarsıp olduğu yere bırakan mı istersin...
İnanın bir kaç kez eşe dosta sordum: Bu bir seçim değil, bu adı konmamış bir sınır hattında zafer elde etmek için cephe denetimi gibi bir şey...
Allah var, her iki adayı da tanımam...
Bir kez bile merhabamız yoktur her iki adayla da...
Her iki adayı da sosyal medyada bu seçim sürecinde izleme ve anlama fırsatı buldum...
Tam anladığımı düşünüyordum ki seçim sonrası olup bitenleri izleyince kendi kendime dedim ki "Bu şekiller, bu olaylar, bu akıp giden mücadeleler ve elde edilen zafer sonrası yaşanan bu Hektor ruhunun yansımaları beni yaşadığım dünyanın yabancısı yapmaya yeter de artar bile..."
Öyle de oldu...
Biri ağlıyordu...
Biri "Başkaaan" diye bağırıyordu...
Biri "Adaaaaam!" diye feryat ediyordu...
Yanımdaki arkadaşa dedim ki, "Bu nedir?"
Dedi ki "Bu bir seçim zaferidir"
İyi de neyi seçiyor bu insanlar ve bu coşku neyin bedeli?
Bütün mesele bir ticaret odası seçimi değil midir?
Bu bağırmalar, bu coşku, bu kendinden geçercesine atılan naralar kime karşı?
Birkaç prestij caddesi olan ve herkesin birbirini tanıdığı bildiği bu şehirde kazananın kaybedene olan bu canhıraş naralarının sebebi nedir?
Tamam seçim kazanmak iyidir, hoştur...
Nihayetinde bir mücadele verilmiştir sahada lakin kazanılan zafer sonrası atılan naralar bize neden "Neler oluyor bu insanlara böyle?" dedirtmektedir?
Memleket boğazına kadar siyaset kiriyle kirlenmişken, hayatın her noktasında siyaset eliyle oynanan oyunlar kendini hissettiriyorken, fon krizi, don krizi derken...
Nedir bir oda seçimini kazanmanın sosyal medya kayıtlarında eğreti duran coşkusunu bizlere seyrettiren...
Bir şeyin intikamı alınmış gibi, bir zalimi tahtından etmiş gibi, bir hakikat bir yalana galebe çalmış gibi hançereler yırtılıncaya kadar bağırmaların psikolojik tahlilinin bize anlattıkları nedir?
Dediğim gibi ne önceki başkan Sayın Osman Çıralı'yı ne de yeni başkan Sayın Kemal Hıra'yı tanımam...
Birinin yaptığı hizmetlere teşekkür ederim, birinin yapacağı hizmetlere hayırlar dilerim...
Ama seçim sonrası seyrettiğimiz manzara normal mi sizce de?
Hayatın her alanına sirayet etmiş bir siyasetin, bürokrasiyi, yerel yönetimleri, kamu kurumlarını ve dahi STK'ları adeta esaret altına almış kutuplaşmaların ve perde gerisinde oynanan oyunların bu kadar belirginleştiği bir toplum düzeninde hasret kaldığımız şeyler de var aslında diyen kimse yok mu?
Doğrusu şöyle olur sandım:
Kaybeden aday teşekkür eder, üyelerin tercihine saygısını ifade eder ve seçilen başkanı tebrik eder diye düşünüyordum...
Sonra kazanan başkan, bu güne kadar yapılan hizmetler için teşekkür eder, üyeleri selamlar ve gerekli mesajlarını verir ayrılırlar diye bekliyordum...
Çok şey bekliyormuşum meğer...
Bir kez daha anladım ki ben bana ait bir hayatın perspektifinden bakarak bu hayatı anlamayı başaramayacağım...
Lakin bir şeyi de ifade etmeden geçmek istemem...
Önceki Başkan Sayın Çıralı'nın seçim sonuçlarından sonraki tavırlarını gerçekten takdir ettim...
Osman bey kazansa aynı manzaralar yaşanır mıydı? Muhtemelen...
Ama kaybettiğini gördükten sonra olgunluk çerçevesinde kazanan adayı tebrik ederek alandan ayrılması, üyelerin tercihine saygı duyduğunu beyan etmesi ve kazanan Beyaz Gruba dönerek tebriklerini ileterek alandan ayrılması bence olması gerekendir...
Yeni Başkan Kemal Hıra'nın da günün sonunda kazandığı zafer sonrası mevcudun daha iyisini yapabilmek için kolları sıvayacağını düşünüyorum...
Fakat ne yalan söyleyeyim, abartılı sevinçlerin sosyal medya etkisinden kurtulamamış bir toplum yapımızdan sebep hasıl olduğuna inanıyorum...
Şöyle düşün: Osman Çıralı yarın yine sokakta ve sen yeni sürecin en coşkulu, en yüksek desibelde nara atanı olarak ona selam vereceksin...
Tabi kişisel bir düşmanlığın yoksa...